📌 Başkan Donald Trump’ın talimatıyla ABD’de uzun süredir merak edilen UFO/UAP dosyalarının ilk bölümü kamuoyuna açıldı.
📌 Trump, yayımlanan belge ve videolar için halkın artık “burada ne haltlar döndüğüne” kendi karar verebileceğini söyledi.
📌 Pentagon dosyalarında Apollo 11 kayıtları, parlak ışıklar, sıcak küreler, askeri sensör görüntüleri ve yıllardır açıklanamayan hava olayları yer alıyor.
Trump UFO Dosyalarını Açtırdı
ABD’de yıllardır merak edilen UFO dosyaları yeniden gündemin merkezine oturdu. Başkan Donald Trump’ın talimatıyla Pentagon, tanımlanamayan anomalili olaylara ilişkin yeni belge ve videoların ilk bölümünü kamuoyuna açtı.
Trump, Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada önceki yönetimlerin bu konuda yeterince şeffaf davranmadığını savundu. Yeni yayımlanan belge ve videolarla halkın artık “burada ne haltlar döndüğüne” kendi karar verebileceğini söyledi. Trump’ın orijinal ifadesi, “What the hell is going on?” şeklindeydi.
Bu çıkış, sıradan bir belge açıklamasını bir anda Amerikan kamuoyunda en çok konuşulan başlıklardan birine dönüştürdü. Çünkü mesele artık sadece gökyüzünde görülen tanımlanamayan cisimler değil; ABD hükümetinin yıllardır ne bildiği, neyi açıkladığı ve neyi hâlâ sakladığı sorusu.
Pentagon UFO Dosyalarında Neler Var?
Pentagon’un yayımladığı dosyalarda eski NASA kayıtları, FBI belgeleri, State Department yazışmaları, askeri raporlar, görüntüler ve tanık ifadeleri yer alıyor. Dosyalar, ABD hükümetinin onlarca yıldır UAP olarak adlandırılan tanımlanamayan anomalili olayları takip ettiğini gösteriyor.
Yayımlanan belgelerde dikkat çeken başlıklar arasında Apollo görevlerinden gelen gözlemler, askeri sensörlerle kaydedilen hızlı cisimler, parlak ışık kaynakları ve “sıcak küre” olarak tarif edilen nesneler bulunuyor. Pentagon’un yeni arşivinde farklı dönemlere ve farklı bölgelere ait çok sayıda kayıt yer alıyor.
Ancak bu dosyalar, uzaylı yaşamına dair kesin bir kanıt sunmuyor. Pentagon’un daha önceki raporları da ABD hükümetinin dünya dışı teknoloji ele geçirdiğine veya uzaylı yaşamını doğruladığına dair resmi bir bulgu olmadığını belirtmişti. Reuters’ın aktardığına göre, son açıklama “benzeri görülmemiş şeffaflık” amacıyla yapıldı; ancak dosyalar kesin sonuçtan çok kamuoyunun incelemesine açılan kayıtlar niteliğinde.
Apollo 11 Kayıtları Yeniden Gündemde
Trump UFO dosyaları içinde en çok dikkat çeken bölümlerden biri Apollo görevleriyle ilgili kayıtlar oldu. 1969 tarihli Apollo 11 mürettebat değerlendirmesinde astronot Buzz Aldrin’in Ay’a yakın bölgede “oldukça parlak bir ışık kaynağı” gördüğü aktarılıyor.
Aldrin’in ifadesinde, mürettebatın bu ışığın lazer olabileceğini düşündüğü belirtiliyor. Ayrıca dosyalarda Apollo 17 görevine ait bir NASA fotoğrafında üç noktanın üçgen formasyonda görüldüğü ve Pentagon’un bu görüntü için kesin bir görüş birliği olmadığını not ettiği ifade ediliyor.
Bu detaylar, Trump’ın açıklamasının neden bu kadar ses getirdiğini de gösteriyor. Çünkü kamuoyunun merakı yalnızca “UFO var mı?” sorusuyla sınırlı değil. İnsanlar artık şu soruyu soruyor: Apollo astronotları gerçekten ne gördü?
90 Derecelik Dönüşler ve “Sıcak Küreler”
Dosyalarda yalnızca uzay görevleri değil, dünyadaki askeri ve diplomatik gözlemler de yer alıyor.
1994 tarihli bir State Department kablosunda, Kazakistan üzerinde uçan bir jetin pilotu ve üç Amerikalının parlak bir UAP gördüğü belirtiliyor. Belgede cismin “90 derecelik dönüşler” yaptığı, spiral hareketlerle ilerlediği ve yüksek hızla manevra gerçekleştirdiği aktarılıyor.
2023 yılında Ege Denizi bölgesinden gelen bir askeri raporda ise deniz yüzeyine yakın uçan ve tahmini 80 mil hızla ilerlerken birden fazla 90 derecelik dönüş yapan bir UAP’den söz ediliyor. Bir başka kayıtta da bir ABD istihbarat yetkilisinin helikopterle yürüttüğü arama sırasında yerde asılı duran “süper sıcak” bir küreyle karşılaştığı, ardından bölgede benzer birkaç küre daha gördüğü anlatılıyor.
Bu ayrıntılar, dosyaların neden sosyal medyada hızla gündem olduğunu açıklıyor. Çünkü belgelerdeki ifadeler sıradan değil; ama yine de resmi makamlar bu olayların kesin olarak ne olduğunu söylemiyor.
Dosyalar Açıldı Ama Gizem Bitmedi
Trump UFO dosyaları kamuoyuna açıldı; ancak açıklanan belgeler tartışmayı bitirmek yerine daha da büyüttü. Pentagon, bazı görüntü ve raporların hâlâ kesin biçimde açıklanamadığını belirtirken, uzmanlar da UAP görüntülerinin çoğu zaman yanlış yorumlanabileceği uyarısında bulunuyor.
Eski Pentagon UAP araştırma birimi direktörü Sean Kirkpatrick, bazı videoların kamera etkisi, sıcak motor izi, optik kırılma veya sensör kaynaklı görüntülerle açıklanabileceğini söyledi. Özellikle askeri sensör görüntülerinin uzman olmayan kişiler tarafından kolaylıkla yanlış yorumlanabileceği vurgulanıyor.
Bu nedenle yeni dosyalar, “uzaylı bulundu” anlamına gelmiyor. Ama ABD hükümetinin yıllardır takip ettiği ve bazılarını hâlâ net biçimde açıklayamadığı çok sayıda olayın bulunduğunu ortaya koyuyor.
Kongre Daha Fazla Şeffaflık İstiyor
Trump’ın UFO dosyalarını gündeme taşıması, Kongre’deki şeffaflık çağrılarını da güçlendirdi. Bazı Cumhuriyetçi üyeler, Pentagon’un elindeki tüm UAP kayıtlarını açıklaması gerektiğini savunuyor.
Florida Temsilcisi Anna Paulina Luna, daha önce Pentagon’dan 46 UAP videosunun açıklanmasını istemişti. Luna, yeni dosyaların ardından bu videoların daha sonra yayımlanacağını söyledi. Tennessee Temsilcisi Tim Burchett ise Trump’a şeffaflık sözüne bağlı kaldığı için teşekkür etti ve sürecin bir anda tamamlanmayacağını belirtti.
CBS News’in aktardığına göre Pentagon’un UFO sitesinde yeni belgelerin kademeli olarak yayımlanmaya devam edeceği ve birkaç haftada bir yeni dosyaların paylaşılabileceği belirtiliyor.
Sonuç: Trump Düğmeye Bastı, Soru Hâlâ Aynı
Trump UFO dosyalarını açtırdı, Pentagon belge ve görüntüleri kamuoyuna sundu, ama en kritik soru hâlâ cevapsız kaldı:
Gökyüzünde gerçekten ne var?
Dosyalarda parlak ışıklar, sıcak küreler, ani manevralar yapan cisimler, Apollo kayıtları ve askeri sensör görüntüleri bulunuyor. Ancak bugün itibarıyla ABD hükümeti, dünya dışı yaşama dair kesin bir kanıt açıklamış değil.
Yine de Trump’ın “burada ne haltlar döndüğüne halk karar versin” çıkışı, bu dosyaları yalnızca teknik bir arşiv olmaktan çıkarıp Amerikan gündeminin en merak edilen başlıklarından birine dönüştürdü.



