Av. Muhammed Fatih Toprak, Teksas’taki Concordia Horizon Summit’te Türkiye Perspektifini Anlattı

AK Parti Yurt Dışı Seçim Koordinatörü ve 27. Dönem Milletvekili Av. Muhammed Fatih Toprak, Dallas’ta düzenlenen Concordia Horizon Summit: United States 2026’da iki ayrı panelde konuştu. Zirvede Türkiye’nin dış politikası, enerji güvenliği ve küresel yatırım stratejileri ele alındı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Teksas eyaletinde, kamu, özel sektör ve uluslararası siyasetin önemli isimlerini bir araya getiren prestijli Concordia Horizon Summit: United States 2026, 28-30 Nisan tarihleri arasında Dallas-Fort Worth bölgesinde gerçekleştirildi.

Dünyanın farklı bölgelerinden karar alıcılar, düşünce liderleri ve politika yapıcıların bölgesel ve küresel gelişmeleri değerlendirdiği bu önemli zirvede, Türkiye’yi temsilen AK Parti Yurt Dışı Seçim Koordinatörü ve 27. Dönem Adıyaman Milletvekili Av. Muhammed Fatih Toprak konuşmacı olarak yer aldı.

Concordia Horizon Summit 2026 ve “Arlington” Detayı

Ekonomik büyüme, kültürel diplomasi, yeni finans merkezleri ve küresel iş birlikleri gibi başlıkların masaya yatırıldığı bu yılki Concordia Horizon Zirvesi, National Medal of Honor Museum Foundation (Ulusal Onur Madalyası Müzesi Vakfı) iş birliğiyle düzenlendi. Zirvenin partneri olan vakfın Teksas’ın Arlington şehrinde bulunması, zirvedeki uluslararası diplomasi oturumlarına da ilham kaynağı oldu.

“Ankara’dan Arlington’a”: Diplomasinin Kalbi Teksas’ta Attı

Av. Muhammed Fatih Toprak, zirve kapsamında ilk olarak doğrudan şahsıyla gerçekleştirilen “Ankara’dan Arlington’a” başlıklı özel panelde yer aldı.

Türk Amerikan ilişkilerinin ve bölgesel diplomasinin masaya yatırıldığı bu oturumda Toprak; Türkiye’nin uluslararası siyasetteki konumunu, adil iş birliği arayışlarını ve küresel barışa katkı sunan sorumluluk bilincini uluslararası katılımcılara aktardı.

Enerji Denklemi: Yatırım, Altyapı ve Küresel Liderlik

Toprak’ın zirvede katıldığı ikinci panel ise “Enerji Denklemi: Yatırım, Altyapı ve Küresel Liderlik” başlıklı çoklu panel oldu. Douglas A. Smith’in moderatörlüğünü üstlendiği oturumda Toprak, enerji sektörünün önemli isimlerinden GasTech Engineering LLC Kurucusu Lilac Guzman ve CWP Global Arnavutluk Ülke Müdürü Pëllumb Kallaba ile birlikte sahne aldı.

Panelde, değişen uluslararası güç dengeleri, enerji tedarik zincirleri ve altyapı yatırımları üzerine stratejik değerlendirmeler yapıldı. Türkiye’nin hem bir enerji koridoru hem de güvenilir bir bölgesel aktör olma vizyonu bu oturumun ana gündem maddelerinden biri oldu.

Av. Muhammed Fatih Toprak: Bu Platformlarda Yer Almak Stratejik Bir Gereklilik

Katıldığı oturumların ardından sosyal medya hesaplarından zirveye dair değerlendirmelerde bulunan Av. Muhammed Fatih Toprak, Türkiye’nin kararlı duruşuna vurgu yaptı.

Toprak, mesajında şu ifadelere yer verdi: Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin bölgesel istikrar, adil iş birliği, enerji güvenliği ve hakkaniyet temelinde şekillenen politikalarını ve önemini güçlü bir şekilde ifade ettim. Dünyanın güç dengeleri ve iş birliklerinin güncellendiği bu dönemde, bu tür platformlarda yer almak stratejik bir gerekliliktir.

Toprak ayrıca kendisini zirveye davet eden Concordia Başkanı Matthew A. Swift başta olmak üzere Concordia Summit ekibine teşekkür etti.

Concordia Horizon Summit nedir?

Concordia Horizon Summit, kamu, özel sektör, sivil toplum, diplomasi, ekonomi ve uluslararası ilişkiler alanlarından isimleri bir araya getiren uluslararası bir platform olarak öne çıkıyor.

Concordia’nın resmi tanıtımına göre 2026’daki Teksas buluşması; ekonomik büyüme, kültürel diplomasi, sivil liderlik, yeni finans merkezleri ve küresel iş birlikleri gibi başlıklara odaklandı. Zirve, dünyanın farklı bölgelerinden karar alıcılar, düşünce liderleri, girişimciler ve politika yapıcıların bir araya gelerek bölgesel ve küresel gelişmeleri değerlendirdiği özel diyalog ortamlarından biri olarak tanımlanıyor.

Türkiye açısından neden önemli?

Concordia Horizon Summit gibi uluslararası platformlar; diplomasi, enerji, ekonomi, kamu-özel sektör iş birlikleri ve küresel liderlik başlıklarında ülkelerin kendi perspektiflerini farklı karar alıcı çevrelere anlatması açısından önem taşıyor.

Av. Muhammed Fatih Toprak’ın Teksas’taki zirvede iki ayrı panelde yer alması, Türkiye’nin dış politika, enerji güvenliği ve bölgesel iş birliği yaklaşımının Amerika’daki uluslararası bir platformda gündeme taşınması bakımından dikkat çekti.

Muhammed Fatih Toprak Kimdir?

Uluslararası hukuk ve siyaset alanındaki çalışmalarıyla tanınan Av. Muhammed Fatih Toprak, hukuk eğitimini Almanya’da Hamburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde almış, ardından Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitim görerek Ankara Barosu’nda avukatlık stajını tamamlamıştır.

Çok iyi derecede Almanca ve İngilizce bilen Toprak, TBMM’de 27. Dönem AK Parti Adıyaman Milletvekili olarak görev yapmış; Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile TBMM Türkiye-Avusturya Dostluk Grubu gibi kritik görevlerde bulunmuştur. Avukat Toprak, halihazırda AK Parti Genel Merkez Seçim İşleri Başkan Yardımcılığı ve Yurt Dışı Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) Başkanlığı görevlerini yürütmektedir.

ABD’de Ucuz Uçuşların Sembolü Spirit Airlines Kapandı: Tüm Uçuşlar İptal Edildi

ABD’nin en bilinen düşük maliyetli havayollarından Spirit Airlines kapandı, 2 Mayıs 2026 itibarıyla operasyonlarını durdurdu. Tüm uçuşlar iptal edilirken yolculara havaalanına gitmemeleri uyarısı yapıldı.

📌 ABD’nin en bilinen düşük maliyetli havayollarından Spirit Airlines, 2 Mayıs 2026 Cumartesi sabahı itibarıyla operasyonlarını durdurdu.

📌 Şirket, başarısız kalan federal kurtarma görüşmeleri ve artan maliyetler sonrası tüm uçuşların iptal edildiğini duyurdu.

📌 Yolculara “havaalanına gitmeyin” uyarısı yapılırken, doğrudan Spirit üzerinden alınan biletler için otomatik iade süreci başlatıldı.

Spirit Airlines Kapandı: ABD’de Ucuz Uçuş Döneminde Büyük Kırılma

ABD’de yıllardır uygun fiyatlı biletleri, sarı uçakları ve “no frills” yani ekstra hizmetlerin ayrı ücretlendirildiği uçuş modeliyle tanınan Spirit Airlines, 2 Mayıs 2026 Cumartesi sabahı itibarıyla operasyonlarını durdurdu. Şirket, yaptığı açıklamada “kontrollü kapanış” sürecine başladığını ve tüm uçuşların iptal edildiğini duyurdu.

Spirit’in kapanışı, sadece bir havayolu şirketinin iflası olarak görülmüyor. Amerika’da özellikle düşük bütçeyle seyahat eden milyonlarca yolcu için bu karar, uçak bileti fiyatlarından rota seçeneklerine kadar geniş bir etki yaratabilecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Associated Press’in aktardığına göre Spirit Airlines, 34 yıllık operasyonun ardından faaliyetlerini tamamen sonlandırdı. Şirketin tüm uçuşları iptal edilirken, yolculara havaalanına gitmemeleri yönünde uyarı yapıldı.

Tüm Spirit Uçuşları İptal Edildi

Spirit Airlines’ın kapanışıyla birlikte ABD genelinde ve uluslararası hatlarda planlanan tüm Spirit uçuşları iptal edildi. Baltimore/Washington International Airport tarafından yapılan açıklamada da Spirit’in tüm ağ genelinde uçuşlarını durdurduğu ve havayolunun operasyonlarının sona erdiği belirtildi.

Ulaştırma Bakanı Sean Duffy’nin açıklamasına göre, Spirit yolcularının mağduriyetini azaltmak için bazı büyük havayolları devreye girdi. Delta, United, Southwest, JetBlue ve Frontier gibi şirketlerin etkilenen yolcular için indirimli bilet veya fiyat sınırlaması gibi seçenekler sunduğu bildirildi.

Yolcular Ne Yapmalı?

Spirit üzerinden doğrudan kredi kartı veya banka kartıyla bilet alan yolcular için otomatik iade süreci başlatıldı. Ancak üçüncü taraf seyahat siteleri, acenteler veya farklı platformlar üzerinden bilet alan yolcuların, satın alma işlemini yaptıkları kurumla iletişime geçmesi gerekiyor.

Bazı kaynaklara göre voucher, puan veya Free Spirit programı üzerinden yapılan rezervasyonların nasıl telafi edileceği ise iflas ve tasfiye süreci içinde ayrıca değerlendirilecek. Miami Herald’ın aktardığına göre kredi ve banka kartıyla alınan biletlerde otomatik iade yapılacak, ancak puan ve voucher işlemlerinin iflas mahkemesi sürecine bağlı olabileceği belirtildi.

Spirit Neden Kapandı?

Spirit Airlines uzun süredir mali baskı altındaydı. Şirket, 2024’ten bu yana iki kez iflas korumasına başvurdu. Artan yakıt fiyatları, zayıflayan talep, borç yükü ve başarısız birleşme/kurtarma görüşmeleri şirketin ayakta kalmasını zorlaştırdı.

Şirketin kapanış kararında, yaklaşık 500 milyon dolarlık federal kurtarma planının sonuçsuz kalması da kritik rol oynadı. Reuters’ın haberine göre, kapanıştan önce şirketin yönetim kurulu kurtarma anlaşması olmadan toplantıyı tamamladı ve Spirit’in operasyonları durdurmaya hazırlandığı bilgisi paylaşıldı.

Spirit, özellikle Florida merkezli yapısıyla Fort Lauderdale, Orlando, Las Vegas ve birçok büyük şehirde ucuz uçuş alternatifi sunuyordu. Bu nedenle kapanışın, başta düşük bütçeli seyahat eden yolcular olmak üzere birçok pazarda fiyat baskısı yaratabileceği düşünülüyor.

Amerika’daki Türk Yolcular İçin Neden Önemli?

Spirit Airlines, Amerika’da yaşayan Türklerin de sık kullandığı düşük maliyetli havayolları arasındaydı. Özellikle Florida, New York, Los Angeles, Las Vegas, Houston, Orlando ve Fort Lauderdale gibi şehirlerde uygun fiyatlı bilet arayan yolcular için Spirit önemli bir seçenekti.

Şirketin kapanması, özellikle son dakika seyahat eden, aile ziyareti yapan, öğrenci olan veya düşük maliyetli uçuş arayan yolcular için bilet fiyatlarında yeni bir baskı yaratabilir. Ayrıca Spirit’in yoğun uçtuğu hatlarda diğer havayollarının fiyat politikaları ve ek kapasite kararları yakından takip edilecek.

ABD Havacılık Sektöründe Yeni Dönem

Spirit’in kapanışı, Amerika’daki ultra düşük maliyetli havayolu modelinin geleceği konusunda da yeni sorular doğurdu. Şirket, yıllarca “en ucuz bileti ver, ekstra hizmetleri ayrıca ücretlendir” modeliyle büyümüştü. Ancak pandemi sonrası değişen tüketici alışkanlıkları, artan operasyon maliyetleri ve yakıt fiyatlarındaki sert yükseliş, bu modelin sürdürülebilirliğini zorladı.

Spirit’in pazardan çekilmesiyle birlikte, ABD’de uygun fiyatlı uçuş arayan yolcular için rekabetin nasıl şekilleneceği önümüzdeki haftalarda daha net ortaya çıkacak.

ABD’de 8.2 Milyon Thermos Ürünü Geri Çağrıldı: 3 Kişide Kalıcı Görme Kaybı Bildirildi

ABD’de milyonlarca kişinin mutfağında, çocukların okul çantasında veya iş yerinde kullandığı popüler Thermos yemek kapları ve içecek şişeleri için ciddi bir geri çağırma duyurusu yapıldı. ABD Tüketici Ürün Güvenliği Komisyonu’nun Thermos geri çağırma duyurusuna göre yaklaşık 8.2 milyon Thermos Stainless King ve Sportsman ürünü, kapak/tıpa mekanizmasındaki basınç sorunu nedeniyle geri çağrılıyor.

📌 Geri çağırma, Thermos Stainless King SK3000 ve SK3020 Food Jars ile Thermos Sportsman SK3010 Food & Beverage Bottles modellerini kapsıyor.
📌 Şirket, kapak tıpasının açılış sırasında fırlamasıyla ilgili 27 yaralanma bildirimi aldığını açıkladı.
📌 CPSC’ye göre 3 kişi gözünden darbe alarak kalıcı görme kaybı yaşadı.

Hangi Thermos Ürünleri Geri Çağrıldı?

Geri çağırma kapsamındaki ürünler şunlar:

  • Thermos Stainless King Food Jar – SK3000 – 16 oz
  • Thermos Stainless King Food Jar – SK3020 – 24 oz
  • Thermos Sportsman Food & Beverage Bottle – SK3010 – 40 oz

CPSC duyurusuna göre SK3000 ve SK3020 modelleri Temmuz 2023’ten önce üretilmişse geri çağırma kapsamına giriyor. SK3010 Sportsman modeli ise tamamen geri çağırma kapsamında yer alıyor. Model numarası ürünün alt kısmında yazıyor.

Tehlike Ne?

Yetkililere göre sorun, bu ürünlerin tıpasında basınç tahliye sistemi bulunmamasından kaynaklanıyor. Bozulabilir yiyecek veya içecekler kap içinde uzun süre beklediğinde basınç oluşabiliyor. Ürün açıldığında tıpa aniden ve kuvvetli şekilde fırlayabiliyor. Bu durum ciddi darbe, kesik ve göz yaralanmalarına yol açabiliyor.

Nerelerde Satıldı?

Geri çağrılan ürünler ABD genelinde Target, Walmart ve diğer mağazalarda satıldı. Ayrıca Amazon.com, Walmart.com, Target.com ve Thermos.com üzerinden de satışa sunuldu. Ürünlerin yaklaşık Mart 2008 ile Temmuz 2024 arasında satıldığı ve fiyatlarının yaklaşık 30 dolar olduğu açıklandı.

Evde Bu Ürün Varsa Ne Yapmalısınız?

CPSC, tüketicilere bu ürünleri hemen kullanmayı bırakmalarını tavsiye ediyor. Thermos, modele göre ücretsiz basınç tahliyeli yeni tıpa veya yedek ürün sağlayacak.

Thermos’un geri çağırma sayfasına göre:

  • SK3000 ve SK3020 Food Jar sahiplerinden tıpayı çöpe atmaları ve atılan tıpanın fotoğrafını Thermos’a göndermeleri isteniyor.
  • SK3010 Bottle sahiplerinden ise ürünü Thermos’a ücretsiz gönderim etiketiyle iade etmeleri isteniyor.
  • Thermos, doğrulama tamamlandıktan sonra değişim sürecinin 7–9 hafta sürebileceğini belirtiyor.

Thermos Geri Çağırma İçin Şirketle Nasıl İletişime Geçilir?

Tüketiciler Thermos’a support.thermos.com üzerinden ulaşabilir. Ayrıca Thermos’un resmi sitesindeki “Contact Us” veya “Recall Info” bölümleri kullanılabilir.

Telefonla iletişim için CPSC duyurusunda verilen numara: 662-563-6822. Hat, Pazartesi–Cuma günleri 07:00–15:30 CT saatleri arasında açık.

ABD’de yaşayan tüketiciler için bu geri çağırma, sıradan bir mutfak ürünü uyarısından daha ciddi görülüyor. Eğer evde Thermos Stainless King veya Sportsman ürünü varsa, ürünün altındaki model numarasını kontrol etmek gerekiyor.

Trump’tan İskoç Viskisine Tarife Jesti: Kral Charles Ziyareti Sonrası ABD–İngiltere Ticaretinde Yeni Sayfa

Trump İskoç viskisi tarifeleri konusunda dikkat çeken bir karar alarak, Kral Charles III ve Kraliçe Camilla’nın dört günlük ABD ziyareti sonrasında bazı vergilerin kaldırılacağını duyurdu.

📌 Başkan Donald Trump, Kral Charles III ve Kraliçe Camilla’nın Beyaz Saray ziyaretinin ardından İskoç viskisine uygulanan bazı tarifelerin kaldırılacağını açıkladı.

📌 Karar, sadece diplomatik bir jest değil; İskoç viskisi ile Kentucky bourbon endüstrisi arasındaki yıllardır süren fıçı ticaretini de doğrudan ilgilendiriyor.

📌 ABD, Scotch whisky için en önemli pazarlardan biri olurken, sektör temsilcileri bu adımı “rahat nefes aldıracak” bir gelişme olarak değerlendiriyor.

Trump’tan İskoç Viskisine Tarife Jestı: Kral Charles Ziyareti Sonrası ABD–İngiltere Ticaretinde Yeni Sayfa

Başkan Donald Trump, Kral Charles III ve Kraliçe Camilla’nın dört günlük ABD ziyareti sonrasında İskoç viskisine yönelik tarifelerin kaldırılacağını duyurdu. Trump, açıklamasında bu adımı İngiltere Kralı ve Kraliçesi onuruna attığını belirterek, kararın ABD ile Birleşik Krallık arasındaki ekonomik ve diplomatik bağları güçlendireceğini söyledi. Reuters ve AP’nin aktardığına göre karar, özellikle İskoç viskisi ile Kentucky bourbon endüstrisi arasındaki ticari ilişki açısından önemli görülüyor.

Trump İskoç Viskisi Tarifeleri İçin Kral Charles Ziyareti Sonrası Adım Attı

Trump, Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, İskoçya’nın viski endüstrisi ile Kentucky’nin bourbon üreticileri arasındaki iş birliğine dikkat çekti. Başkan, özellikle viski ve bourbon üretiminde kullanılan ahşap fıçı ticaretinin iki taraf için de önemli olduğunu vurguladı.

Kentucky bourbon üretiminde yasal olarak yeni, kömürle yakılmış meşe fıçılar kullanılıyor. Bu fıçılar daha sonra İskoç damıtımcılar tarafından satın alınarak Scotch whisky’nin yıllandırılmasında kullanılıyor. Yani karar, yalnızca “alkollü içki ithalatı” meselesi değil; Kentucky’deki fıçı üreticilerinden İskoçya’daki damıtım tesislerine kadar uzanan daha geniş bir ekonomik zinciri etkiliyor. AP, Trump’ın açıklamasının bazı detaylarda belirsiz olduğunu ancak ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer’in Birleşik Krallık üretimi viski için tercihli gümrük erişimini doğruladığını bildirdi.

İskoç Viskisi ABD Pazarında Baskı Altındaydı

Scotch Whisky Association’a göre, tarifelerin ardından İskoç viskisinin ABD’ye ihracat hacmi yüzde 15 düşmüştü. Bu nedenle sektör, aylardır Trump yönetimine tarifelerin kaldırılması için çağrı yapıyordu. Reuters’a göre İngiliz yetkililer ve sektör temsilcileri, kararı Birleşik Krallık’ın yaklaşık 1 milyar sterlinlik viski ihracatı açısından önemli bir rahatlama olarak gördü.

Scotch Whisky Association CEO’su Mark Kent de kararı sektör için “önemli bir destek” olarak nitelendirdi. ABD pazarı, Scotch whisky için en değerli ihracat pazarlarından biri olduğu için bu kararın satışları ve tedarik zincirini rahatlatması bekleniyor.

Kentucky Bourbon Endüstrisi de Kazanıyor

Karar sadece İskoçya’yı değil, ABD’nin bourbon merkezi Kentucky’yi de ilgilendiriyor. Kentucky’de üretilen bourbon fıçıları, İskoç viskisi üretiminde yaygın olarak kullanılıyor. Bu nedenle Scotch whisky üzerindeki baskı, dolaylı olarak Kentucky’deki fıçı ve bourbon endüstrisini de etkiliyordu.

Kentucky milletvekilleri karara destek verdi. Kongre Bourbon Caucus Başkanı Cumhuriyetçi Temsilci Andy Barr, Trump’a teşekkür ederek bu gelişmeyi Kentucky bourbon sektörü için önemli bir zafer olarak değerlendirdi.

ABD–İngiltere İlişkilerinde Sembolik Bir Hamle

Karar, ABD ile İngiltere arasındaki ilişkilerin bazı konularda gerildiği bir dönemde geldi. Reuters, Kral Charles’ın ziyareti ve tarife kararının, iki ülke arasındaki diplomatik yakınlaşma açısından sembolik değer taşıdığını aktardı. Buckingham Palace’ın da karardan memnuniyet duyduğu bildirildi.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ise kararın, ABD ile Birleşik Krallık arasındaki daha geniş ekonomik anlaşmanın bir parçası olduğunu söyledi. Bu kapsamda viskinin yanı sıra sığır eti, ilaç ve etanol gibi sektörlerde de pazar erişiminin genişletilmesi hedefleniyor.

Amerika’da 1 Mayıs Tatil mi? ABD İşçi Bayramı (Labor Day) Ne Zaman?

Amerika’ya yeni taşınan Türkler için en büyük kültür şoklarından biri olan Amerika’da 1 Mayıs tatil mi sorusunun cevabını vererek başlayalım: Hayır, Amerika Birleşik Devletleri’nde bugün tamamen sıradan bir çalışma günüdür! Türkiye’de ve dünyanın geri kalanında meydanların dolduğu, resmi tatil ilan edilen 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı, ABD’de günlük hayatın akışını hiçbir şekilde değiştirmez.

Alaturka olarak, gurbetteki ilk 1 Mayıs’ını yaşayan okuyucularımız için bu kültürel farklılığın nedenlerini, Amerika’nın kendi İşçi Bayramı’nın (Labor Day) ne zaman kutlandığını ve bugün hangi kurumların açık olduğunu tüm detaylarıyla derledik.

1. Amerika’da 1 Mayıs Tatil mi? (Neler Açık, Neler Kapalı?)

Amerika Birleşik Devletleri’nde 1 Mayıs (May Day) federal bir resmi tatil (Federal Holiday) değildir. Bu nedenle ülke genelinde hayat normal ritminde devam eder. Eğer bugün resmi bir işiniz veya alışveriş planınız varsa, hiçbir kurumda kapalı kapılarla karşılaşmazsınız:

  • Bankalar ve Postane: Tamamen AÇIK.
  • Okullar ve Üniversiteler: Tamamen AÇIK ve dersler normal saatinde yapılıyor.
  • Borsa ve Finans Kurumları: Wall Street (NYSE ve NASDAQ) tam mesai AÇIK.
  • Marketler ve Mağazalar: Normal mesai saatlerinde AÇIK.

2. Amerika Kendi İşçi Bayramını (Labor Day) Ne Zaman Kutluyor?

Amerika’nın 1 Mayıs’ı kutlamaması, işçileri anmadığı anlamına gelmez. Sadece tarihi ve kutlama kültürü tamamen farklıdır. Amerika Birleşik Devletleri, kendi İşçi Bayramı’nı yani “Labor Day”i her yıl Eylül ayının ilk Pazartesi günü kutlar.

Eylül ayındaki bu Labor Day, Amerika’da çok büyük bir federal tatildir. O gün okullar, bankalar ve devlet daireleri kapanır. Ancak Labor Day, Amerika’da siyasi bir yürüyüş gününden ziyade; yazın gayriresmi bitişini simgeleyen devasa arka bahçe mangal partileri (BBQ), aile buluşmaları ve inanılmaz alışveriş indirimleri (Labor Day Sales) ile kutlanır.

3. Neden Amerika 1 Mayıs’ı Kutlamıyor? (Tarihi Paradoks)

İşin en ilginç ve ironik tarafı şudur: Tüm dünyada 1 Mayıs’ın İşçi Bayramı olarak kutlanmasının temel sebebi, 1886 yılında Amerika’nın Chicago kentinde (Haymarket Olayı) işçilerin 8 saatlik iş günü için başlattığı büyük grevdir! Yani 1 Mayıs’ın doğduğu topraklar Amerika’dır.

Ancak dönemin ABD hükümeti, 1 Mayıs tarihinin zamanla dünya genelinde sosyalist ve radikal işçi hareketleriyle özdeşleşmesinden rahatsız olmuştur. Bu nedenle, 1894 yılında dönemin başkanı Grover Cleveland, resmi İşçi Bayramı’nı Eylül ayına alarak (Knights of Labor sendikasının eylül yürüyüşlerini baz alarak) bu günü 1 Mayıs’tan ve uluslararası hareketten tamamen ayırmıştır. (Konunun tarihi detayları için ABD Çalışma Bakanlığı’nın resmi sayfasını inceleyebilirsiniz.)


📢 1 Mayıs’ta Amerika’da Hiçbir Şey Yapılmıyor mu?

Resmi tatil olmamasına rağmen, Amerika’nın New York, Los Angeles, Chicago ve San Francisco gibi büyük metropollerinde 1 Mayıs tamamen sessiz geçmez. Özellikle göçmen hakları savunucuları, yerel işçi sendikaları ve aktivist gruplar öğleden sonraları şehir merkezlerinde (Downtown) “May Day Marches” (1 Mayıs Yürüyüşleri) düzenler. Ancak bu durum genel halkın mesaisini veya ticari hayatı etkilemez, sadece belirli caddelerde trafik yoğunluğu yaratabilir.


Alaturka’nın Notu: Sonuç olarak Amerika’da 1 Mayıs tatil mi diye merak edip güne başlayanlardansanız, kahvenizi alıp mesaiye veya okula gitmeye devam edebilirsiniz! Gerçek Amerikan tatili ve indirim çılgınlığı için Eylül ayındaki Labor Day’i beklemeniz gerekecek. Amerika’daki tatil günlerine göre plan yapmak isterseniz, federal tatillerin tam listesini verdiğimiz Amerika Resmi Tatiller Takvimi sayfamıza göz atmayı unutmayın. Herkese iyi mesailer!

 

Dr. Umut Yıldız Türkiye’den Sonra Yeniden ABD’ye Dönüyor: “Uzay Ekonomisi Treni Çok Hızlı Gidiyor”

NASA’nın Jet Propulsion Laboratory (JPL) birimindeki 10 yıllık kariyerini bırakarak 2024 başında Türkiye’ye dönen ünlü astrofizikçi Dr. Umut Yıldız, sosyal medya hesabından paylaştığı video ile yeni bir dönemin kapısını araladı. Yaklaşık 2,5 yıllık Türkiye macerasının ardından yeniden Kaliforniya’ya taşınacağını açıklayan Yıldız, bu kararını küresel uzay ekonomisinin merkezinde yer alma ve kendi girişimini kurma vizyonuyla duyurdu.

📌 NASA’nın Jet Propulsion Laboratory (JPL) geçmişiyle tanınan astrofizikçi Dr. Umut Yıldız, yaklaşık 2,5 yıllık Türkiye deneyiminin ardından yeniden Kaliforniya’ya taşınacağını açıkladı.

📌 Türkiye’ye dönüşünden pişman olmadığını vurgulayan Yıldız, uzay alanındaki girişimleri için küresel merkezin hâlâ ABD olduğunu söyledi.

📌 Los Angeles’ta yeni bir uzay şirketi kurmayı planlayan Yıldız, ilk aşamada bir demo geliştirmeyi, ardından yatırımcı desteğiyle şirketini büyütmeyi hedefliyor.

“Herkes Bahse Tutuşmuştu: Bakalım Ne Kadar Kalacak?”

Umut Yıldız, 2024 yılının başında 21 yıllık yurt dışı yaşamını noktalayarak Türkiye’ye döndüğünde büyük bir heyecan yaratmıştı. O günleri hatırlatan Yıldız, “Aslında o zaman herkes bahse tutuşmuştu bile; bakalım ne kadar kalacak, 2 sene kalır maksimum diyorlardı” diyerek, dönüş kararının arkasındaki ciddiyeti şu sözlerle ifade etti: “Doğrusu ben de o günler kesin dönüş yaptığımı düşünüyordum. Amerika’daki evimi sattım, hayatımı o zamanlar gerçekten kutulara koyup gelmiştim.

Dr. Umut Yıldız: “Uzayda Yapmak İstediğim İşler İçin Türkiye Henüz O Olgunlukta Değil”

Türkiye’de geçirdiği süreden bir saniye bile pişmanlık duymadığını, çok güzel insanlarla tanıştığını belirten Yıldız, ayrılık nedenini ise profesyonel bir dille açıkladı: “Açık konuşmak gerekirse, uzayda yapmak istediğim o “esas işler” için Türkiye’nin hâlâ o beklediğim olgunlukta olmadığını düşünüyorum.” Bu kararın bir “kayıp” olarak okunmaması gerektiğini vurgulayan Yıldız, “Bu video, ‘Türkiye birini daha kaybetti’ şeklinde bir video değil. Türkiye’deki ve dünyadaki öğrenciler için ne kadar canla başla çalıştığımı bilirsiniz. Bunu her koşulda, her lokasyonda yapmaya devam ederim” dedi.

Uzay Ekonomisinin Kalbi: ABD ve SpaceX Faktörü

Neden yeniden Amerika’ya döndüğünü net bir şekilde açıklayan Yıldız, uzay ekonomisinin merkezinin hala ABD olduğunu vurguladı. SpaceX’in Starship projesine ve 1.7 trilyon dolarlık değerleme hedefine dikkat çekerek şunları söyledi: “Düşünsenize bir uçak gibi yakıt alıp uzaya gidip gelebilecek ve 150 ton malzemeyi her gün uzaya götürebilecek. Bu, uzay ekonomisini radikal bir şekilde değiştirecek, inanılmaz ucuzlatacak. Kimse bana uzay ekonomisinin büyüklüğünü test etmeye kalkmasın kardeşim, bu tren tahminlerimizin çok ötesinde ve inanılmaz hızlı hareket ediyor; geç kalmamak gerekiyor.

“İş Başa Düştü”: Bilim İnsanlığından Girişimciliğe

Yıldız’ın videosundaki en çarpıcı anlardan biri, yıllardır verdiği tavsiyeyi artık kendisinin uygulayacağını söylediği bölümdü: “Ben de yıllardır herkese bu işlere girin diyordum ama nedense kendim girmiyordum. Kusura bakmayın artık iş başa düştü, bu sefer kendim yapacağım.” Her şeyini yeniden ardında bırakıp “iki tane bavulu koyup” Amerika’ya taşındığını belirten Yıldız, hedefinin Los Angeles’ta kuracağı şirketi önce bir “Unicorn” (1 milyar dolar), ardından bir “Decacorn” (10 milyar dolar) seviyesine taşımak olduğunu açıkladı.

“Biz Pes Etmeyiz, Pes Etmeyeceğiz”

Girişimcilik yolculuğunun zorluklarının farkında olduğunu belirten Yıldız, “Her şey yolunda giderse bunlar olur, ama biliyorsunuz hiçbir şey yolunda gitmez işin güzel tarafı. Biz pes etmeyiz, biz pes etmeyeceğiz” diyerek kararlılığını ortaya koydu. Kendisini bir “bilim yetiştiricisi” olarak tanımlayan Yıldız, şirketi herkesin gözü önünde sıfırdan kuracağını ve arkasından gelecek muhteşem bir gençliğin hazır olduğunu belirterek sözlerini şöyle noktaladı: “Umarım başarırım, aynı zamanda arkamdan sizler de başarırsınız. Bu fırsatı sizler de kaçırmayın.

Dr. Umut Yıldız Kimdir?

Dr. Umut Yıldız, Türkiye’de özellikle “NASA’da çalışan Türk astrofizikçi” olarak tanınan bir bilim insanıdır. Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü’nde lisans eğitimi aldıktan sonra Hollanda’da Groningen Üniversitesi’nde yüksek lisans, Leiden Üniversitesi Gözlemevi’nde ise moleküler astrofizik alanında doktora yapmıştır. 2013 yılında NASA’ya ait Jet Propulsion Laboratory (JPL) birimine katılan Yıldız, burada derin uzay iletişimi, astrofizik ve büyük veri analizi alanlarında araştırmacı olarak çalışmıştır. 2024 yılı başında Türkiye’ye dönen Yıldız, yaklaşık 2,5 yılın ardından yeniden 2026 ‘da ABD’ye taşınarak kendi uzay girişimini başlatma kararı almıştır.

Houston’da Türk Sineması Rüzgarı: Yönetmen Metin Kuru ile Aile, Sinema ve Yeni Projeler Üzerine Özel Röportaj

Houston’da Türk Sineması rüzgarı, 59. WorldFest-Houston Uluslararası Film Festivali ile Teksas semalarında esmeye devam ediyor. Festivalde büyük ilgi gören “Aile Meselesi” (The Family Matter) filminin ardından, Alaturka Houston Medya Direktörümüz Cenk Çelik’in gerçekleştirdiği bu özel Metin Kuru Houston röportajı, sinemanın geleceğine ve sarsıcı yeni projelere ışık tutuyor.

59. WorldFest-Houston Uluslararası Film Festivali’nde Teksaslı ve Türk sinemaseverleri aynı salonda buluşturan “Aile Meselesi” (The Family Matter), güçlü hikayesi ve kültürel derinliğiyle büyük ilgi gördü. Gösterim sonrası seyircilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan ve uluslararası bağımsız sinema sahnesinde adından söz ettiren filmin yönetmeni Metin Kuru, Alaturka Houston Medya Direktörümüz Cenk Çelik’e özel açıklamalarda bulundu. Usta oyuncuların set hallerinden, bir yönetmen ve yapımcının içsel çatışmalarına; Teksas seyircisiyle kurulan duygusal bağdan, Hocalı Katliamı‘nı referans alan sarsıcı yeni projesi “Cennetin Çiçekleri“ne kadar birçok detayı samimiyetle anlattığı açıklamalarını okuyucularımızla buluşturuyoruz.

Metin Kuru Houston röportajı Alaturka Cenk Çelik

Usta İsimlerle Çalışmak: “Karakterlerini Kendi Hayatlarıyla Beslediler”

Cenk Çelik: Filmde Halil Ergün ve Ayşen İnci gibi Türk sinemasının iki dev ismini bir araya getirdiniz. Bu kadar tecrübeli bir kadroyu yönetirken, onların karakterlere kattığı doğaçlama veya derinliklerden sizi en çok şaşırtan ne oldu?

Metin Kuru: Hem Halil bey hem de Ayşen hanım en başından filmin hikayesiyle duygusal bağlarını açıkça gösterdikleri için bu konuda çok cömert davrandılar. Bir de; kendi jenerasyonlarının, filmde de altını çizdiğimiz haklı gerekçelerinden kendi hayatlarında da zaman zaman muzdarip oldukları için, karakterlerini kendi hayatlarıyla besleyip zaman zaman doğaçlamalar yaptılar ama hikayeyi bilerek bu şekilde tasarladığımız ve sette de hikayede tasarladığımız gibi bir film çekmeye özen gösterdiğimiz için beni şaşırtan herhangi bir şey olmadı.

Metin Kuru Houston röportajı Alaturka Cenk Çelik

Teksas ve Türkiye Arasındaki Duygusal Köprü

Cenk Çelik: Aile Meselesi, Türkiye’nin yerel kodlarını taşıyan bir hikaye olsa da bugün Houston’da, Amerika’nın en köklü festivallerinden birindeyiz. Sizce ‘aile’ kavramındaki hangi ortak dil, Texaslı bir izleyiciyle Türkiye’deki bir izleyiciyi aynı duyguda buluşturuyor?

Metin Kuru: Sinema ve edebiyat her ülkenin sosyal tarihini oluşturur. Yani; romanlarda ve filmlerde, hikayenin geçtiği coğrafyada insanların nasıl davrandığına, nasıl giyindiğine, ne yiyip ne içtiğine ve kendi iç iletişimlerine tanık oluruz. Hiç gitmediğiniz bir ülkeye seyahat etmeden önce hikayesi orada geçen bir roman ya da film izleme önerisinin kaynağı da bu bence. Ülkemi ve kültürümü sevdiğim ve bunu eserlerimde yansıtmaktan her zaman gurur duyduğum için Aile Meselesi’nin Türkiye’nin yerel kodlarını yansıtan bir film olmasını ben tercih ettim. Evet, Aile Meselesi ile Amerika’nın en eski ve en büyük üçüncü film festivalinde, festivalin en büyük ödülünün en güçlü adaylarındanız. Worldfest Houston Film Festivali kesintisiz bir şekilde 59 yıldır yapılıyor. Neredeyse bir insan ömrü kadar. Ancak, bizim hislerimizle Amerika’lı seyircileri aynı duyguda birleştiren detay benim yarattığım dil değil, hepimizin hayatına benzer etkileri olan teknolojik dönüşüm sürecinin duygularımızıın üzerindeki ölü toprağını kaldırmış olması bence.

Uluslararası Arenada Dijitalleşmenin Gücü

Cenk Çelik: Filminiz TRT’nin uluslararası dijital platformu ‘tabii’ üzerinden dünyaya açıldı. Bu dijitalleşme sürecinin, Türk sinemasının bağımsız festivallerdeki temsil gücünü nasıl değiştirdiğini düşünüyorsunuz?

Metin Kuru: TRT bünyesindeki birçok kanalın içerik politikasından dolayı Türkiye’nin en büyük aile kanalı olduğu için Aile Meselesi’nin hikayesinin dokusu en başından beri TRT vizyonuyla örtüşüyordu. Biz de filmimizin vizyon sonrası seyirciyle buluştuğu mecranın TRT’nin dijital platformu olmasından mutluyuz. TRT, ortak yapımları mali ve ayni destekleriyle zaten birçok bağımsız sinemacıyla işbirliği içinde olduğu için, filmlerin festivallerdeki temsil süreçlerinde güçlü markası ve hatırı sayılır prestijiyle işbirliği yaptığı sinemacıları dünya sahnesinde parlatıyor.

Metin Kuru Houston röportajı Alaturka Cenk Çelik

Avrupa’dan Amerika’ya Ortak Seyirci Deneyimi

Cenk Çelik: Filmin; 37. Girona Film Festivali‘ndeki ‘En İyi Film‘ adaylığı ve Avrupa yolculuğu çok ses getirmişti. Houston‘daki bu prömiyerin atmosferini Avrupa’daki festivallerle kıyasladığınızda, Amerika seyircisinin tepkisinde sizi heyecanlandıran farklı bir nüans oldu mu?

Metin Kuru: Seyirci ile ilgili şaşırdığım herhangi bir şey olmadı. Sinemacılar olarak seyirciyi, hayatındaki en değerli şeyler arasında yer alan parasını ve zamanını harcatarak karanlık bir salona davet ediyoruz. Burada duygularını harekete geçirip onu kendi hayatındaki başka dünyalarla iletişime geçirdiğimiz bir deneyim sunmak zorundayız. Daha önce diğer filmlerimle de uluslararası birçok sahnede seyirciyle buluştuğum için bu duruma alışığım. Farklı bakış açılarından şahsına münhasır yorumlar çok fazla oluyor ama zaten farklı coğrafyalardaki insanların bize bakışını ve derdimizi orada da anlatabildiğimizden emin olmak için festivallere katılıyoruz.

Yönetmen ve Yapımcının İçsel Çatışması

Cenk Çelik: Kendi yapım şirketiniz Mutluluk Fabrikası ile butik ve nitelikli işlere odaklanıyorsunuz. ‘Aile Meselesi’nin senaryo aşamasından sete çıkışına kadar geçen süreçte, yapımcı kimliğinizle yönetmen kimliğinizin en çok çatıştığı nokta neydi?

Metin Kuru: Ben yapımcı kimliğimle yönetmen kimliğimi uzun bir süre önce birbiriyle barıştırdım. Her ikisi de, bir hayalin gerçekleşmesi için vazgeçmesi gereken şeylerin de farkında, vazgeçtiklerinin kalplerinde oluşturacağı boşluğun da. Tabii ki film tamamlandığında o boşluklardan eser kalmayacağının da farkındalar. Çünkü her ikisi de, birlikte yaptıkları filmlerden, yaptığımız işin sanat olduğu kadar ticaret de olduğunu pahalı deneyimlerle öğrendi.

Metin Kuru Houston röportajı Alaturka Cenk Çelik

Yeni Proje Müjdesi: “Cennetin Çiçekleri” ve Sarsıcı Bir Yüzleşme

Cenk Çelik: Gelecek Projeler: Hikaye anlatımınızda genellikle aile ve birey arasındaki o hassas dengeyi görüyoruz. Hazırlık aşamasında olan veya üzerinde çalıştığınız yeni bir ‘Mutluluk Fabrikası’ projesi var mı? Yine benzer bir temadan mı devam edeceksiniz?

Metin Kuru: Evet var. Bu sıralar Cennetin Çiçekleri filmine hazırlanıyoruz. Cennetin Çiçekleri, 26 Şubat 1992 tarihinde, Azerbaycan‘da gerçekleşen Hocalı Katliamı’nda, işgalci birliklerin başını kesip onunla futbol oynadıkları mercan kolyeli çocuğun hikayesini referans alıyor. Cennetin Çiçekleri’nde, katliamın yapıldığı operasyonu yöneten komutan ve mercan kolyeli çocuğun ablası olan Xatire, 27 yıl sonra Transilvanya‘da yeniden karşılaşıyor. Artık Xatire’nin kaybedecek hiçbir şeyi yok ama komutanın tüm ailesi yanında ve birlikte bir hafta zaman geçirmek zorundalar. Xatire, Transilvanya’daki Osmanlı’dan kalan ortaçağ kalelerinin hikayesi üzerinden komutanı geçmişte işlediği cinayetlerle yüzleştirirken, bir yandan da komutanı ya da ailesinden birilerini öldürüp öldürmeme kararsızlığında sıkışır. Bir intikam hikayesinden ziyade bir yüzleşme filmi olacak olan Cennetin Çiçekleri’nde Azerbaycan Türkleri’nin ne kadar güçlü olduklarıyla birlikte ne kadar vicdanlı olduklarını da göreceğiz.

Türk kültürünün derinliklerini evrensel bir dille harmanlayarak uluslararası alanda başarıyla temsil eden yönetmen Metin Kuru‘ya Alaturka olarak samimi cevapları için teşekkür ediyoruz. 59. WorldFest-Houston Uluslararası Film Festivali‘nde ödül kazananlar, ödüllerini 2 Mayıs’ta “Hotel ZaZa Houston Memorial City”de düzenlenecek törende alacak. Biz de Metin Kuru ve tüm ekibine şimdiden başarılar diliyoruz.

Metin Kuru’nun yeni projesi “Cennetin Çiçekleri“ni büyük bir heyecanla beklemeye başladık bile!

“Aile Meselesi” Houston Prömiyerinde Büyük İlgi Gördü: Türk Sineması Teksas’ta Kutlandı

Yönetmen Metin Kuru’nun imzasını taşıyan “Aile Meselesi” (The Family Matter), 59. WorldFest-Houston Uluslararası Film Festivali kapsamında Teksas’ta sinemaseverlerle buluştu. Cinemark Memorial’da gerçekleştirilen uluslararası prömiyer, Türk ve Amerikalı izleyicileri bir araya getiren güçlü bir kültür ve sinema buluşmasına dönüştü.

Festivalin uluslararası seçkisinde yer alan film, aynı zamanda Remi Ödülü adayları arasında gösteriliyor.

“Türk Sinemasını Kutlamaktan Heyecan Duyuyoruz”

Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden festival kurucusu J. Hunter Todd’un kızı ve WorldFest-Houston Festival Direktörü Katy Lea Cannon, etkinlik öncesinde yaptığı konuşmada festivalin tarihi misyonuna ve kültürel çeşitliliğe dikkat çekti.

1960’lı yıllarda NASA dönemindeki roket filmleriyle başlayan festival yolculuğunu hatırlatan Cannon, Türk sinemasını ağırlamaktan duydukları memnuniyeti şu sözlerle ifade etti:

“İçinde bulunduğumuz bu zorlu zamanlarda, diğer kültürleri ve iyi anlatılmış hikayeleri takdir etmek çok önemli. Türkiye’den gelen bu ekibi burada ağırlamaktan ve Türk sinemasını kutlamaktan büyük bir heyecan duyuyoruz.

1961 yılında kurulan WorldFest-Houston, Kuzey Amerika’nın en eski bağımsız film festivallerinden biri olarak kabul ediliyor ve dünya sinemasından yüzlerce yapımı her yıl Teksas’ta bir araya getiriyor.

Kültürel Köprü ve Toplumsal İlgi

Prömiyere katılan T.C. Houston Muavin Konsolosu Nejla Koçak, yaptığı konuşmada Türk sinemasının uluslararası festivallerde artan görünürlüğüne dikkat çekti.

Koçak, bu tür etkinliklerin yalnızca sanatsal değil, aynı zamanda kültürel bağları güçlendiren önemli bir köprü görevi gördüğünü vurguladı.

Metin Kuru: “Senaryoyu Son Anda Değiştirdim”

Gösterimin en dikkat çeken anlarından biri ise soru-cevap bölümünde yaşandı.

Gösterim sonrası düzenlenen soru-cevap bölümünde yönetmen Metin Kuru, filmin yaratım sürecine dair dikkat çekici bir detayı paylaştı.

Başlangıçta filmi mutlu sonla bitirmeyi planladığını belirten Kuru, hikâyenin derinleşmesiyle birlikte bu kararı değiştirdiğini ifade etti.

Kuru, filmin en kritik sahnelerine ilişkin ise şunları söyledi: Özellikle ailenin kızlarının evine gittiği ve tüm fertlerin yeniden bir arada olduğu akşam sahneleri benim için çok önemliydi. Bu anlar, hikayenin duygusal bütünlüğünü temsil ediyor.

Genç İzleyicilerden Tam Not

Soru-cevap bölümünde söz alan genç izleyicilerden Asel Zeynep Kaya, filmin temposu ve duygusal yoğunluğu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Kaya, filmin sürükleyici yapısının izleyiciyle güçlü bir bağ kurduğunu ve hikâyenin kendisinde derin bir duygusal karşılık bulduğunu ifade etti.

Prömiyer, Teksas’taki bağımsız sinema izleyicileri ile Türk toplumunu aynı salonda buluştururken, Türk sinemasının ABD’deki görünürlüğü açısından dikkat çekici bir adım olarak öne çıktı.

24 Nisan – 3 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen festivalde ödüller, 2 Mayıs’ta Hotel ZaZa’da gerçekleştirilecek törenle sahiplerini bulacak.

Houston 23 Nisan Kutlaması: T.C. Başkonsolosluğu’nda Özel ve Anlamlı Buluşma

Amerika’da yaşayan Türk toplumu için Houston 23 Nisan kutlaması, milli değerlerimizin ve kültürel bağlarımızın yaşatıldığı en özel günlerin başında geliyor. T.C. Houston Başkonsolosluğu’nda düzenlenen Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı organizasyonu, çocukların neşesi eşliğinde son derece samimi ve anlamlı bir atmosfere sahne oldu.

Houston 23 Nisan Kutlaması Kapsamında Makam Koltuğu Çocukların Oldu

Etkinlik, T.C. Houston Başkonsolosu Ahmet Akıntı’nın günün anlam ve önemine değinen konuşmasıyla başladı. Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bu günü gençlere emanet etmesinin değerini vurgulayan Başkonsolos Akıntı, çocuklarla yakından ilgilendi.

Konuşmaların ardından 23 Nisan’ın en güzel geleneklerinden biri olan makam devri gerçekleşti. En güzel bayramlıklarını giyerek konsolosluğa gelen çocuklar, sırayla Başkonsolosluk makam koltuğuna oturarak düşüncelerini ifade ettiler ve geleceğe dair hayallerini katılımcılarla paylaştılar.

Houston Türk Toplumunun Temsilcileri Çocukların Sevincine Ortak Oldu

Bu özel günde Başkonsolos Ahmet Akıntı ve eşi Özge Akıntı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe; T.C. Houston Muavin Konsolosu Nejla Koçak, Konsolos Yardımcısı Fatıma Nur Solmaz, Ataşe Yardımcısı Berrak Kardan, T.C. Ticaret Ataşesi Hasan Köse, T.C. Eğitim Ataşesi Ali Kılıçlıoğlu iştirak etti.

Ayrıca Houston’daki Türk toplumunun değerli sivil toplum temsilcilerinden UTEP USA (Uluslararası Ticari Eşleştirme Platformu) Başkanı Yakup Akın ve ATA-Houston (American Turkish Association of Houston) Başkanı Elif Ansari de çocukların bu heyecanına ortak olan isimler arasındaydı.

Başkonsolos Akıntı, gün boyunca hem çocuklarla hem de misafirlerle yakından ilgilendi ve hatıra fotoğrafları çektirdi.

Ev Yapımı Lezzetler ve Şöbiyet Sürprizi

Kültürel etkinliklerimizin vazgeçilmezi olan Türk mutfağının sıcaklığı, bu Houston 23 Nisan kutlaması organizasyonuna da yansıdı. Resmi programın ve fotoğraf çekimlerinin tamamlanmasının ardından geçilen ikram bölümünde, Başkonsolosun eşi Özge Akıntı’nın kendi elleriyle hazırladığı çiğ köfte misafirlerden tam not aldı.

Alaturka Houston Direktörü Cenk Çelik‘in bizzat katılarak takip ettiği etkinlikte, kendisinin sponsorluğunu üstlendiği şöbiyet tatlısı da çocukların ve ailelerin yüzünü güldüren bir diğer güzel lezzet oldu. Houston’da neşe içinde kutlanan bu bayram, Cumhuriyet değerlerinin yeni nesillere nasıl aktarıldığının en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.

NRA Houston 2026 Türk Firmaları Rüzgarı: Savunma Devleri Sahada

📌 ABD’nin Texas eyaletinde düzenlenen NRA 2026 fuarı, savunma sanayisinin en büyük buluşmalarından biri oldu.
📌 Türk firmaları Sarsılmaz, Canik ve Turaç, ileri teknoloji ürünleriyle dikkat çekti.
📌 Alaturka Houston Medya Direktörü Cenk Çelik, fuarı yerinde takip ederek önemli temaslarda bulundu.

ABD’nin en büyük savunma ve ateşli silahlar organizasyonlarından biri olan NRA (National Rifle Association) Yıllık Toplantısı ve Fuarı, 16-19 Nisan tarihlerinde kapılarını açtı. George R. Brown Kongre Merkezi’nde bu yıl 155’incisi düzenlenen NRA Houston 2026 Türk firmaları için adeta bir gövde gösterisine dönüştü. Toplamda 14 dönümlük devasa bir alana yayılan fuarda; Sarsılmaz, Canik ve Turaç gibi öncü şirketlerimiz sergiledikleri ileri teknolojilerle tüm dikkatleri üzerine çekti.

NRA Houston 2026 Türk Firmaları Ziyaretine Devletten Tam Destek

Fuarın en önemli anlarından biri, resmi heyetin stand ziyaretleri oldu. T.C. Houston Başkonsolosu Ahmet Akıntı, T.C. Houston Ticaret Ataşesi Hasan Köse ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Houston Temsilcisi Uğur Öztürk yerli üretim kapasitesini yerinde inceledi. Ayrıca, Alaturka Houston Medya Direktörü Cenk Çelik de bu kritik temasları sahada adım adım takip etti.

Sarsılmaz: Robot Köpeklerden Milli Muharip Uçağı KAAN’a

1880 yılına dayanan köklü geçmişiyle Sarsılmaz, fuarın en büyük teknoloji şovlarından birine imza attı. Savunma holdingi çatısı altındaki 83 şirketle geniş bir ekosistemi temsil eden marka, önemli detaylar paylaştı. Buna göre şirket, milli muharip uçağımız KAAN’ın üretiminde %30’luk bir paya sahip ve NATO ile doğrudan çalışıyor.

Şirket Başkanı Gökhan Yeşilkaya‘nın aktardığı bilgilere göre, %100 yerli sermaye ile üretilen yeni nesil otonom sistemler fuara damga vurdu. Özel kuvvetlerde test aşamasında olan bu teknolojiler şunları içeriyor:

  • Otonom Robot Köpekler: 8 yıllık Ar-Ge sonucu geliştirilen, %100 isabet oranına sahip yapay zeka destekli silahlı robotlar.
  • Entegre Operasyon Ağı: Bir saldırı anında önden gönderilen dronlar aracılığıyla bina içindeki tehditlerin analizini yapan ve hedef bilgilerini robot köpeklere aktaran sistem.
  • Bağımsız Uydu Bağlantısı: Dış internet bağlantısına gerek kalmadan, kendi uydu altyapısıyla insan kontrolünde veya tam otonom çalışabilen modüller.

Bununla birlikte Sarsılmaz, 40 bin dolarlık sponsorluk bütçesiyle fuar katılımcılarına dağıtılan özel taşıma çantalarının ana sponsoru olarak adından sıkça söz ettirdi.

Turaç’tan “Savaş Karşıtı” Etik Duruş

Çankırı’da üretim yapan mühimmat üreticisi Turaç (Sterling/Kaiser), teknolojik kapasitesinin yanı sıra kurumsal etik duruşuyla da dikkat çekti. Genel Müdür Fatih Altunbaş, şirket prensibi gereği savaş halindeki hiçbir ülkeye mermi satmadıklarını ifade etti. Dolayısıyla, Rusya ve Ukrayna’dan gelen yüksek taleplerin bu ilke doğrultusunda geri çevrildiği belirtildi.

Canik: Amerika’nın Tercihi Yine Türk Markası Oldu

ABD pazarında uzun süredir güçlü bir konuma sahip olan Canik (Century Arms), önemli bir başarıyı fuara taşıdı. Marka, 2025 yılında ABD’de “En İyi Ev Savunma Silahı” (Best Home Defense Firearm) seçilmesinin gururunu yaşadı. Amerikalı distribütörler ise, markanın yüksek kalite standartlarından ve pazarın gösterdiği yoğun ilgiden duydukları memnuniyeti dile getirdiler.