Macaristan karşısında aldığı galibiyetle UEFA Avrupa Uluslar Ligi’nde A Ligi’ne yükselen Türkiye Milli Takımı, Montella yönetiminde disiplinli, istekli ve futbolun hakkını veren bir görüntü çiziyor. Yayın kalitesine dair eleştiriler ise sosyal medyada gündemdeydi.
Milli Takım Avrupa’nın Elit Liginde: Montella’nın Planı Tutuyor
Milli Takım Disiplinle Yükseliyor
Milli Takım, Montella önderliğinde Macaristan karşısında net bir galibiyetle Avrupa A Ligi’ne yükseldi. Montella dönemi, diğer dönemlerden en önemli farkı; takımın çok ciddi yıldız ve genç oyunculardan kurulmasına rağmen disiplinli, istekli ve oyunu oynamak isteyen bir ekip haline gelmiş olması. Bu, kulüp takımı gibi oynayan bir Milli Takım görüntüsü. Oyuncular, oyunu oynarken zevk alıyorlar ve hocalarına saygı duydukları kadar birlikteki başarıyı da önemsiyorlar. Eğer Montella, İspanya ile grupta direkt Dünya Kupası’na bu takımı götürmeyi başarırsa heykeli dikilir.
Yayın Kalitesi Tepki Çekti
Milli Takım, Avrupa’nın en üst kalitesine ulaşırken, karşılaşmanın yayın kalitesi izleyiciler tarafından eleştirildi. Sosyal medyada “sansürlü Kuzey Kore yayını” benzetmeleri yapılırken, sporseverler bu tür yayınların insanları yabancı kaynaklara yönlendirdiğini dile getirdi. Yayın kalitesiyle oyun seviyesi arasındaki dengesizlik, kamuoyunun gündemindeydi.
Yıldız Oyuncu Performansları: Kim Parlıyor?
Birkaç oyuncunun performansından bahsetmeden geçemeyeceğim:
Arda Güler: Eleştirileri kulağına küpe etmiş olacak ki; Modric’vari bir oyun anlayışı ile defanstan topu alıp oyunu kurma görevini üstlenip, box to box oyunu yönlendirdi. Mac eksik olsa da hiç sırıtmayan fizik gücüyle Hakan’ın yükünü hafifletti hem de Ancelotti’ye net mesaj verdi. 39 yaşındaki Modric’ten çok daha iyisini yapabileceğinin sinyallerini verdi.
Oğuz Aydın: Bu kadar soğukkanlı, ileri geri tempolu, oyunu bu kadar sakin ve harika okuyan, yetenekli bir oyuncu. İlk defa milli formayla çıktığı üç maçta 3 asist yaptı, inanılmaz. Milli Takım, uzun yıllar bu mevkiyi domine edecek bir oyuncu kazandı.
Eren Elmalı: Sol bekteki milli takım performansı mükemmele yakın. Bunun sebebi Montella’nın kendisine olan güvenini hissettirmesi. Galatasaray’da henüz iyi bir performans gösterememesinin nedeni, bu güveni Okan Hoca’dan değil de Galatasaray seyircisinden alamamış olması.
Hakan Çalhanoğlu: Ancelotti’nin yerinde olsam, madem Inter Arda’yı istiyor, Hakan’ı da takasa isterim. Arda sayesinde yakından seyrettiğimiz Real Madrid’in Toni Kroos’tan sonra dolmayan boşluğunu dünyada bir tek Hakan ile doldurabiliriz. Şu an mevkisinde bence dünyanın en iyisi.
Samet Akaydın: Montella’nın net takıntısı. Her hocanın böyle bazı takıntıları olabilir. Ama Samet için bu taktiğe değer mi bilemedim. İlk maçta iyi bir görüntü çizse de, saatli bomba gibi oynamak takım için sürekli bir stres.
Kenan Yıldız: Müthiş patlama gücü, fizik gücü, temposu, her şeyin ileride Ronaldo olacağım der gibi bağırıyor. Ancak oyun bilgisini ciddi bir şekilde geliştirmesi gerekiyor. Juventus’ta da Milli Takım’da da arkadaşlarından çok kopuk ve kombinasyonlarda çok zorlanıyor.
Amerika Hazırlığı: Sıradaki Durağımız ABD
Yazın Milli Takım Amerika’da iki hazırlık maçına çıkacak. Biz de Alaturka olarak yakından takip edip tüm izlenimlerimizi sizlere aktarmaya devam edeceğiz. Bizi takip etmeye devam edin.
– CAN DEMİR
Cengiz’in Gölgesinde: Eski Günler Uzakta mı?
Cengiz Ünder, LAFC formasıyla ikinci maçına Sporting Kansas karşısında çıktı. Hocası, Cengiz’i maç ritmine ulaşması için ilk on bir başlatıp 60-65. dakikalar arasında oyundan aldı. Karşılaşmayı LAFC 2-0 kazansa da, Cengiz vasata bile ulaşamadı.
Cengiz’i Cengiz gibi oynayacağı günler umarım yakındır. Küçük yaşlarından beri izlediğimiz Cengiz’i hiç bu kadar etkisiz görmemiştim. Arasıra yeteneklerinden resitaller sunsa da, Fenerbahçe’de oynama umudunu yitirince çalışmayı da bırakmış gibi duruyor.
Umarım bir an önce burada toparlar ve eski Cengiz’i biz de gururla izlemeye başlarız.



