Sevdiklerinizle huzurlu bir Şükran Günü dileriz! Alaturka Ailesi olarak dayanışma ve dostluk değerlerini hep birlikte kutluyoruz.
Sevgili Alaturka Ailesi,
Bugün, bir araya gelerek sevdiklerimizle paylaşmanın ve minnettarlığımızı ifade etmenin günü. Şükran Günü, sadece masalardaki bolluğu değil, gönüllerimizdeki sevgiyi, dostluğu ve dayanışmayı kutlamanın en güzel simgelerinden biridir.
Amerika’da yaşayan biz Türkler için, bu özel gün, hem kendi geleneklerimizi koruyup hem de yaşadığımız topluma uyum sağladığımız eşsiz bir deneyimi temsil ediyor. Şükran Günü’nde, sevdiklerimize olan minnettarlığımızı dile getirirken, aynı zamanda dayanışma ve paylaşma değerlerini hep birlikte yaşıyoruz.
Bugün, geçmişin güzelliklerine, bugünün dostluklarına ve geleceğe dair umutlarımıza şükran duyuyoruz. Alaturka olarak, bu vesileyle bir arada olduğumuz her anın değerini bilerek, hep birlikte daha güçlü bir topluluk olma yolunda ilerliyoruz.
Tüm Alaturka Ailesi’ne, barış, sağlık ve mutluluk dolu bir Şükran Günü dileriz. Sofralarınız bereketli, gönülleriniz huzur dolsun!
24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, geleceğimizi şekillendiren ve hayatlarımıza dokunan tüm öğretmenlerimize minnettarız. Kutlu olsun!
Bugün, bizi bilgiyle aydınlatan, geleceğimizi şekillendiren öğretmenlerimizi sevgi ve saygıyla anıyoruz.
Öğretmenler sadece bilgi aktaran kişiler değil, aynı zamanda hayatlarımıza dokunan kahramanlardır. Mustafa Kemal Atatürk‘ün “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” sözleriyle vurguladığı gibi, öğretmenlerimiz geleceğin mimarlarıdır.
Sevgili Alaturka Ailesi,
Bugün, bizleri bilgiyle aydınlatan, hayata dair en değerli dersleri öğreten ve geleceğimizi şekillendiren öğretmenlerimizi onurlandırmanın günü. Öğretmenler, sadece bilgi aktaran kişiler değil, aynı zamanda hayatlarımıza dokunan, bizi hayallerimize ulaştıran ve yaşamımızda iz bırakan kahramanlardır.
Bir toplumun geleceği, öğretmenlerinin elinde şekillenir. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” sözleriyle vurguladığı gibi, öğretmenlerimiz, ülkemizin yarınlarını inşa eden mimarlarımızdır.
Alaturka olarak, dünyanın dört bir yanında fedakarca çalışan tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyor, onların emeklerine olan minnettarlığımızı ifade ediyoruz. Öğretmenlerimiz sayesinde, her bir bireyin potansiyelini keşfettiği, eşitlik ve adaletin egemen olduğu daha aydınlık bir geleceğe olan inancımız güçleniyor.
Bugün, tüm öğretmenlerimizi sevgiyle takdir ediyor, yaşamlarına dokundukları öğrenciler adına onlara şükranlarımızı sunuyoruz. Hayat boyu öğrenmenin ve öğretmenin değerini kutladığımız bu özel günde, öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü en içten dileklerimizle kutlarız.
Ford CEO’su ABD’de 120 bin dolar maaşlı 5.000 teknik eleman açığı olduğunu açıkladı. Ülke genelindeki eğitim eksikliği krizi derinleştiriyor.
📌 ABD’de teknik eleman açığı büyüyor: Ford CEO’su Jim Farley, 120 bin dolar maaşlı 5.000 pozisyonu dolduramadıklarını açıkladı.
📌 Ustalık gerektiren mesleklerde alarm: Elektrikçi, mekanik, tesisat, fabrika teknisyeni ve tır şoförlüğü gibi alanlarda ülke genelinde 1 milyon açık iş var.
📌 Eğitim eksikliği krizi derinleştiriyor: Farley, “ABD artık teknik okullara yatırım yapmıyor” diyerek yapısal bir uyarıda bulundu.
Ford CEO’su Jim Farley, ABD’nin kritik bir iş gücü kriziyle karşı karşıya olduğunu söyleyerek uyarıda bulundu.
Farley’ye göre, şirketin ülke genelinde 5.000 açık teknik personel pozisyonu var ve bu işlerin yıllık maaşı 120.000 doların üzerinde olmasına rağmen doldurulamıyor.
Farley, Office Hours: Business Edition podcast’inde yaptığı konuşmada, sorunun yalnızca Ford’a özgü olmadığını belirtti:
“Ülke olarak ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Bu konu yeterince konuşulmuyor.”
🇺🇸 ABD’de teknik mesleklerde büyük boşluk var
Farley, ülke çapında acil servisler, tır şoförleri, fabrika teknisyenleri, elektrikçiler, tesisatçılar ve ustalık gerektiren birçok meslekte bir milyondan fazla açık pozisyon olduğunu söyledi.
ABD genelinde:
400.000’den fazla üretim işinin boş olduğu,
Genç işçilerin bu alanlara yönelmemesi nedeniyle şirketlerin çaresiz kaldığı belirtiliyor.
Manufacturing Institute ve Deloitte’un 2024 araştırmasına göre, şirketlerin yüzde 50’den fazlası “nitelikli çalışan bulamama” sorununu birinci sıraya koyuyor.
🔧 “Bu meslekler Amerika’yı Amerika yaptı”
Farley, kendi ailesinden örnek vererek bu mesleklerin ABD’deki orta sınıfı nasıl güçlendirdiğini hatırlattı.
“Dedem Model T üzerinde çalışan ilk Ford işçilerindendi. Bu sayede ailesine bir gelecek kurabildi.”
Ford’un 2023’te United Auto Workers (UAW) sendikasıyla yaptığı anlaşmada:
En düşük ücret sınıfı kaldırıldı,
Çalışanlara 4 yıl içinde %25 zam taahhüt edildi.
🏫 “Asıl sorun: ABD artık teknik okullara yatırım yapmıyor”
Farley, teknik personel açığının temel sebebini yeterli eğitim ve mesleki programların olmayışı olarak gösterdi.
“ABD’de artık gerçek anlamda teknik okullar yok. Yeni nesli yetiştirmiyoruz.”
Farley’nin verdiği örnek:
Bir Ford Super Duty kamyonundaki dizel motoru söküp takmayı öğrenmek en az 5 yıl eğitim gerektiriyor.
Mevcut sistem bu ihtiyacı karşılamıyor.
👷♂️ Gen Z bu boşluğu doldurabilir mi?
Gençlerin son yıllarda üniversite yerine teknik meslek okullarını tercih ettiği biliniyor.
Meslek okulu kayıtları geçen yıl %16 arttı (rekor seviye).
Öğrenciler, yüksek borçlanmadan kaçınmak ve yüksek maaşlı işlere daha hızlı ulaşmak istiyor.
Ancak uzmanlara göre bu yükseliş bile ülke çapındaki büyük açığı kapatmaya yetmiyor.
💬 ABD için yapısal bir uyarı
Farley’nin sözleri, ABD’nin üretim ve teknik meslekler alanında kritik bir kırılma noktasında olduğunu gösteriyor.
“Bu ülkenin geleceği için teknik iş kollarını yeniden ayağa kaldırmamız gerekiyor.”
Önümüzdeki Döneme Dair Öngörüler
Uzmanlara göre:
ABD’nin üretim gücü bu açığı kapatmadan sürdürülebilir değil
Teknik eğitim yatırımları artırılmazsa iş gücü krizi kalıcı hale gelebilir
Şirketler daha fazla yabancı iş gücüne ihtiyaç duyabilir
Ustalık gerektiren meslekler orta sınıf için yeniden yükselen bir fırsata dönüşebilir
ABD Ulaştırma Bakanlığı, California’nın göçmen sürücülere yasa dışı ehliyet verdiğini öne sürerek 17.000 ticari sürücü belgesini iptal etti. Sacramento yönetimi suçlamaları reddederken, Washington ile eyalet arasındaki siyasi kriz büyüyor.
📌 Federal Denetim Sonrası Gerginlik: ABD Ulaştırma Bakanlığı, California DMV’nin göçmen sürücülere “yasa dışı şekilde” verdiği 17.000 ticari ehliyeti iptal ettiğini açıkladı.
📌 Washington – Sacramento Çatışması: Ulaştırma Bakanı Sean Duffy, “California yakalandı” derken; Vali Gavin Newsom’un ekibi “iddialar siyasi manipülasyon” dedi.
📌 160 Milyon Dolarlık Tehdit: Federal hükümet, eyaletin uyum sağlamaması halinde 160 milyon dolarlık ulaşım fonunu kesebileceğini duyurdu.
📌 Federal Denetim Sonrası Gerginlik: 17.000 CDL İptali
ABD Ulaştırma Bakanlığı, California Motorlu Taşıtlar Dairesi’nin (DMV) “yasa dışı şekilde” verdiği 17.000 ticari ehliyeti (Commercial Driver’s License – CDL) iptal ettiğini açıkladı. Bu kararın ana nedeni, eyaletin belirli göçmen statülerine sahip olmayan sürücülere yasal olmayan şekilde lisans verdiğinin iddia edilmesi.
Ulaştırma Bakanı Sean P. Duffy, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Gavin Newsom ve California, haftalarca hiçbir yanlış yapmadıklarını savundular. Ama şimdi yakalandılar.” ifadelerini kullandı. Duffy, etkilenen sürücülere 60 gün içinde lisanslarının geçersiz olacağını bildiren uyarı mektuplarının gönderildiğini söyledi.
🚛 Federal Bulgular: Ticari Sürücü Belgelerinde Uyumsuzluk
Federal Motor Carrier Safety Administration (FMCSA) tarafından yürütülen denetim, eyaletteki 62.000 aktif non-domiciled CDL sahibini kapsadı. Denetim sonucunda, yaklaşık %26’sının (yaklaşık 16.000 sürücü) federal standartlara uymadığı tespit edildi.
FMCSA Baş Hukuk Müşaviri Jesse Elison, “Üç dosyada, DMV’nin sürücülerin yasal statüsünü doğrulayan belgeleri sunamadığı görüldü.” dedi. Bu bulgular, California’daki ticari sürücü belgesi iptali kararının temelini oluşturuyor. (FMCSA’nın Resmi Denetim Mektubu)
⚖️ Eyalet Cephesi: “İddialar Siyasi Manipülasyon”
California Valiliği ise federal açıklamayı “yanlış yönlendirilmiş” ve “siyasi manipülasyon” olarak nitelendirdi.
Valilik sözcüsü, iptal edilen lisansların federal onaylı çalışma iznine sahip kişilere verildiğini belirterek, “Duffy’nin açıklaması yanlış bilgilerle dolu” ifadesini kullandı. Ayrıca, lisansların “Trump yönetiminin sıkılaştırdığı yeni kurallardan önce yürürlükte olan eyalet yasalarına uygun” olarak düzenlendiği savunuldu. (Valilik Savunmasına Dair Haber)
💰 160 Milyon Dolarlık Tehdit ve Siyasi Gerilim
Bakan Duffy, California’da ticari sürücü belgesi krizinin çözülmemesi halinde federal fonların kesileceği tehdidinde bulundu:
“Eğer California derhal düzenlemeye gitmezse, ilk yılda 160 milyon dolar, ikinci yılda bunun iki katını çekmekte tereddüt etmeyeceğim.”
Valilik, bu tehdidi “federal hükümetin eyalet yönetimine siyasi baskı aracı” olarak nitelendirerek, eyalet ve federal yönetim arasındaki gerilimin giderek arttığını gösterdi.
🏛️ Olayın Arka Planı ve Acil Karar
Bu gelişme, FMCSA’nın 26 Eylül’de non-citizen CDL sahipleri için kuralları sıkılaştıran acil bir karar yayınlamasının ardından geldi. Bu karar, yabancı sürücülerin yalnızca belirli göçmen statülerinde ehliyet alabilmelerine izin veriyor. (Bakanlığın Acil Eylem Açıklaması)
Duffy, bu kararın ardından California’nın hâlâ uyum sağlamadığını ve “tehlikeli yabancı sürücülere lisans vermeye devam ettiğini” iddia etti. Olay, 21 yaşındaki Jashanpreet Singh’in 21 Ekim’de California’da üç kişinin ölümüne neden olduğu tır kazasının ardından, halk güvenliği endişeleriyle birlikte yeniden gündeme geldi.
Sürücüler İçin Önemli Bilgi: Etkilenen sürücülerin lisans gerekliliklerindeki güncel değişiklikler için California DMV’nin ilgili duyurusunu takip etmesi gerekmektedir.
🟦 California’da Demokratlar’dan “harita hamlesi”: Adalet mi, avantaj mı?
Bu yasa tasarısı, normalde bağımsız bir komisyonun yetkisinde olan seçim bölgeleri haritalarını çizme yetkisini, geçici bir süre için (2026-2030 arası) eyalet yasama meclisine devretmeyi öngörüyor.
Prop 50, diğer eyaletlerdeki partizan redistricting (bölge yeniden çizimi) hamlelerine karşı bir denge yaratma amacı taşıyor. Destekçiler bu adımı “demokrasiyi savunma refleksi” olarak tanımlarken, karşıtlar ise “bağımsız komisyonun ilk ciddi sınavı” olduğunu savunuyor.
🗳️ Prop 50 Neyi Değiştiriyor?
Mevcut durumda, California’da seçim bölgeleri 2008’de halk oylamasıyla kurulan bağımsız bir komisyon tarafından çiziliyor. Ancak Prop 50 kabul edilirse, 2026-2030 arasındaki seçim haritalarını doğrudan eyalet yasama meclisi belirleyecek.
Destekçiler, bu geçici düzenlemenin, diğer eyaletlerde Cumhuriyetçilerin uyguladığı “partizan redistricting” (bölge manipülasyonu) hareketlerine bir yanıt olduğunu savunuyor.
🟥 Evet diyenler: ‘Adil oyun sahası kuruyoruz’
“Yes on 50” kampanyası, eski Başkan Barack Obama ve California Valisi Gavin Newsom gibi isimlerin desteğini almış durumda.
Temel Destekçi Mesajı: “Texas haritaları partizan amaçlarla yeniden çizildi. Biz, adil temsili savunmak için sessiz kalmayacağız. Prop 50, yalnızca 2026-2030 yılları arasında geçerli olacak stratejik bir hamledir.”
Destekleyenler, Prop 50’nin yalnızca 2026-2030 arası geçerli olacağını, ardından bağımsız komisyonun yeniden devreye gireceğini vurguluyor.
Ama perde arkasında, bu geçici değişikliğin Demokratlara 3 ila 5 ek kongre sandalyesi kazandırabileceği konuşuluyor.
Yani “adalet” vurgusunun yanında, politik matematik de epey dikkat çekici.
⚖️ Hayır diyenler: ‘Bir kez siyasiler harita çizerse, demokrasi kaybeder’
Karşıtların Uyarısı: Bağımsızlığın Sonu mu? “No on 50” (Hayır de) kampanyası, daha ilkesel bir duruş sergiliyor. Temel Eleştiri Noktaları:
Bağımsızlığın Zedeleyici: Prop 50, 2008’de halk oylamasıyla kurulan ve partizan çıkarları dışlamak için oluşturulan bağımsız komisyonun ruhuna aykırı.
Kalıcı Tehlike: Kampanya sözcüleri, “Bir kez siyasilerin harita çizmesine izin verirseniz, o kapıyı bir daha kapatmak neredeyse imkansızdır” diyerek uzun vadeli kurumsal güvenin zedelenmesinden endişe ediyor.
Karşıtlar, kısa vadeli bir siyasi avantaj uğruna, California’nın yıllardır gurur duyduğu bağımsız redistricting modelinin feda edileceği uyarısında bulunuyor.
🧭 Sonuç: California Demokrasi Testinde
California uzun süredir “demokratik laboratuvar” olarak görülüyor.
Prop 50, bu kimliğin bir parçası mı, yoksa ona gölge düşüren bir istisna mı bunu seçmen belirleyecek.
Kimi için bu öneri “adil temsili savunan stratejik bir adım”, kimi içinse “politik konfor için demokrasinin esnetilmesi.”
Sandıktan çıkacak sonuç, yalnızca eyalet siyasetini değil, Washington’daki Kongre güç dengesini de doğrudan etkileyecek.
📌 Otomatik Uzatma Kalktı: Trump yönetimi, çalışma izni yenileme sürecinde otomatik uzatma uygulamasını kaldırdı.
📌 Binlerce Göçmen Riskte: Yenileme onayı aylar sürebildiği için binlerce yasal göçmen, izinleri bitmeden işlerini kaybedebilir.
📌 Uzmanlardan Tepki: Hukukçular ve iş dünyası, değişikliğin hem çalışanlar hem de şirketler için yıkıcı sonuçlar doğuracağını söylüyor.
ABD’de Trump yönetiminin yeni göçmenlik kararı, yasal olarak çalışan on binlerce göçmeni işsiz kalma riskiyle karşı karşıya bırakabilir.
Yeni uygulama, çalışma izinlerinin yenilenme onayı alınmadan uzatılmasını yasaklıyor, bu da uzun süren federal inceleme süreçlerinde büyük mağduriyet yaratabilir.
⚖️ Otomatik Uzatma Uygulaması Kaldırıldı
Eskiden birçok göçmen, yenileme başvurusunu yaptıktan sonra çalışma iznini otomatik olarak uzatabiliyordu.
Ancak ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) tarafından yürürlüğe konan yeni politika ile bu sistem kaldırıldı.
Artık göçmenlerin çalışmaya devam edebilmesi için yenileme başvurusunun resmen onaylanması gerekiyor.
Bu değişiklik, USCIS’in açıklamasına göre “göçmenlerin daha kapsamlı tarama ve güvenlik kontrollerinden geçirilmesi” amacıyla yapıldı.Ancak uzmanlara göre, zaten izin sahibi olan bu kişilerin ikinci kez taramadan geçirilmesi gereksiz bürokrasi anlamına geliyor.
⏳ Aylar Süren Onaylar, Kayıp İşler
ABD’de iş izni yenileme süreci halihazırda aylarca sürebiliyor.Başvuru sahipleri yenileme işlemini 6 ay önceden başlatsa bile, bazı dosyaların sonuçlanması 8-10 ay sürebiliyor.Bu da göçmenlerin izin süreleri dolduğunda yasal olarak işten çıkarılmalarına yol açıyor.
Stanford Üniversitesi’nden hukuk profesörü Lucas Guttentag, HuffPost’a yaptığı açıklamada:
“Bu değişiklik hem çalışanlar hem de işverenler için yıkıcı.Şirketler değerli çalışanlarını kaybedecek, insanlar ailelerini geçindirme imkânını yitirecek,” dedi.
👩🏭 Hangi Gruplar Etkilenecek?
Yeni politika;
Sığınmacılar (asylees)
Mülteciler (refugees)
Bazı vize sahiplerinin eşleri (örneğin H-4 ve L-2 vizeleri)gibi yasal çalışma hakkına sahip göçmenleri kapsıyor.
30 Ekim 2025 öncesinde uzatma izni alanlar ise bu karardan etkilenmeyecek.
💬 “Bu İnsanlar Zaten Yasal ve Denetlenmiş”
UCLA İşçi Hakları Merkezi Proje Direktörü Victor Narro, uygulamanın insanları “kendi rızalarıyla ülkeyi terk etmeye zorlayacak bir strateji” olduğunu söyledi:
“Bu insanlar yasal olarak burada, çalışmak için gerekli izinleri almış, geçmiş kontrolünden geçmiş kişiler.Onları sistem dışına itmek, adeta ‘kendi kendine sınır dışı ol’ demek.”
🏢 İşverenler de Endişeli
Uzmanlara göre yeni politika yalnızca çalışanları değil, işverenleri de zor durumda bırakacak.
Yenileme onayı gelmeden çalıştırılamayan göçmenler, işyerlerinde üretim ve hizmet aksamalarına yol açacak.
Bazı işverenlerin ise bu kişileri kayıt dışı çalıştırmaya yönelmesi bekleniyor.
📌 Metal Şüphesi: ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), üç popüler Coca-Cola içeceğinde metal kalıntısı bulunabileceği gerekçesiyle geri çağırma duyurusu yaptı.
📌 Etkilenen Ürünler: Coca-Cola, Coca-Cola Zero Sugar ve Sprite markalı kutu içecekler yalnızca Texas eyaletinde satılan partilerde yer alıyor.
📌 Uyarı: Yetkililer, bu içeceklerin içilmemesi gerektiğini vurguluyor; metal yutulması geçici veya tıbbi müdahale gerektiren sağlık sorunlarına yol açabilir.
ABD’de Coca-Cola ürünlerine yönelik metal bulaşma şüphesi, içecek sektöründe paniğe yol açtı. FDA, “Class II” kategorisinde değerlendirdiği geri çağırma kapsamında 4 binden fazla kutu içeceğin potansiyel risk taşıdığını açıkladı.
🥤 Geri Çağırma Detayları
Geri çağırma, Coca-Cola Southwest Beverages LLC tarafından 3 Ekim 2025’te başlatıldı.Etkilenen ürünler yalnızca Texas‘ta satılan Coca-Cola, Coca-Cola Zero Sugar ve Sprite markalarına ait belirli üretim kodlarını içeriyor.
Geri çağrılan ürün kodları:
Coca-Cola Zero Sugar 12oz – 12’li: 49000042559 / FEB0226MAA
Coca-Cola Zero Sugar 12oz – 35’li: 49000058499 / FEB0226MAA
Coca-Cola 12oz – 24’lü: 49000012781 / JUN2926MAA
Coca-Cola 12oz – 35’li: 49000058468 / JUN2926MAA
Sprite 12oz – 35’li: 49000058482 / JUN2926MAA
Sprite 12oz – 12’li: 49000028928 / JUN2926MAA veya JUN3026MAB
Şirket, bu partiler dışında kalan hiçbir ürünün geri çağırmadan etkilenmediğini belirtti.
⚠️ Metal Bulaşması Ne Anlama Geliyor?
FDA, geri çağırmayı Class II seviyesinde sınıflandırdı. Bu sınıf, ürünün tüketilmesi durumunda geçici veya tıbbi olarak tedavi edilebilir sağlık sorunlarına neden olabileceği anlamına geliyor.
Metal parçacıkların yutulması, özellikle çocuklarda veya hassas bireylerde boğaz tahrişi, mide rahatsızlığı veya sindirim sistemi hasarı gibi etkiler oluşturabilir.
🏪 Ne Yapılmalı?
Yetkililer, şu anda spesifik bir iade prosedürü açıklamadı. Ancak, tüketicilere açık çağrı yapıldı:
“Etkilenen partilere ait içecekleri tüketmeyin, güvenli bir şekilde imha edin veya satın aldığınız yere iade edin.”
Coca-Cola ve perakende zincirleri, ürünleri raflardan toplamak için iş birliği yapıyor.
🧾 Coca-Cola’dan Açıklama
Coca-Cola Southwest Beverages’ten yapılan kısa açıklamada, “Tüketici güvenliği en büyük önceliğimizdir. Sorunun kaynağı tespit edilmiş olup, sınırlı sayıda üretim partisi etkilenmiştir,” denildi.
Şirket, olayın üretim sürecinde yaşanan mekanik bir arızadan kaynaklandığını ve üretim hattının geçici olarak durdurulduğunu bildirdi.
Galatasaray’ın oyun zekâsı eksikliği, tempo sorunu ve Hakan Çalhanoğlu önerisi Can Demir’in dikkat çeken analizinde. Zaha’nın yetersiz performansı ve Osimhen’in fark yaratan etkisi yazıda detaylıca ele alınıyor.
Galatasaray, Norveç temsilcisi Bodo karşısında yürek koyduğu bir mücadeleyle sahadan zaferle ayrıldı.
Osimhen’in etkileyici performansı dikkat çekerken, tempo eksikliği yine göze çarptı.
Can Demir, Hakan Çalhanoğlu transferinin takıma “akıl” katacağını ve yarı final yolunu açacağını savunuyor.
Aslanın Dişleri Parlıyor Ama Diş Eti Kanıyor: Galatasaray’ın Tempo Sorunu ve Oyun Aklı Eksikliği
Galatasaray öyle bir maç oynadı ki, Norveç’in soğuk çocuklarına meydan okuyan sıcak bir yürek koydu ortaya.
Bodø dedikleri takım, kuzeyin buz tutmuş sularında balık tutmaya alışkın ama bu kez ağlarına kocaman bir Aslan takıldı.
Mücadele desen var, hırs desen tavan.
Ama işte bazen hırs, aklın önüne geçiyor ya…
Galatasaray’da o denge hâlâ ince bir ip üstünde.
Osimhen: Aslanın Pençesine Takılan Turbo
Osimhen öyle bir oyuncu ki, sanki Aslan’ın pençesine turbo takmışlar.
Topu önüne alınca stat bir anda elektrikleniyor.
“Osimhen’li Galatasaray başka” klişe değil, düpedüz gerçek.
Çünkü o varken rakip savunma nefes almayı unutuyor.
Eksik Parça: Tempo Aklı
Ama bu takımın bir eksisi var, hem de öyle küçücük değil: tempo aklı.
Oyunu soğutacak, nabzı kontrol edecek bir maestro yok.
İlhan Cavcav’ın deyimiyle “bir akıl topçusu.”
O rolü oynayacak kişi normalde İlkay olurdu ama onun yokluğunda orta saha bazen İstanbul trafiği gibi tıkanıyor.
Hakan Çalhanoğlu Formülü
Buradan iddialı bir cümle geliyor, tutun:
Eğer devre arasında Hakan Çalhanoğlu transferi gelirse, bu takım sadece bir tur değil, yarı finali görür. Çünkü Hakan, sadece pas atan biri değil, oyunun ritmini yazan bir besteci.
Galatasaray’da o tempo eksikliği bir anda orkestraya dönüşür.
Houston Rockets’ın Oklahoma City Thunder karşısında çifte uzatmada kaybettiği açılış maçında Alperen Şengün, 39 sayı, 11 ribaund ve 7 asistlik tarihi bir performansla NBA sezonuna rekorla başladı.
2025-26 NBA sezonunun açılışında Houston Rockets, deplasmanda Oklahoma City Thunder karşısına çıktı.
Karşılaşma çifte uzatma sonunda 125-124 Thunder galibiyetiyle sonuçlandı.
Ancak gecenin yıldızı, 39 sayı, 11 ribaund ve 7 asist ile Türk basketbolunun gururu Alperen Şengün oldu.
🏀 Maç Özeti: Nefes Kesen Açılış
Houston Rockets, genç kadrosuyla sezona umutlu başladı. Maçın ilk yarısında üstünlüğü eline alan Rockets, üçüncü çeyrekte farkı 12 sayılara kadar çıkardı. Ancak son bölümde Shai Gilgeous-Alexander önderliğindeki Thunder geri döndü ve karşılaşma uzatmalara gitti.
İkinci uzatmada üstünlüğü yeniden ele geçiren Thunder, 35 sayı atan Gilgeous-Alexander ve 28 sayıyla oynayan Chet Holmgren‘in katkısıyla galibiyeti aldı.
🌟 Alperen Şengün’ün Tarihi Performansı
39 sayı, 11 ribaund, 7 asist, 5 üçlük isabeti
Şut yüzdesi: %50 (12/24)
Üçlük isabet oranı: %62 (5/8)
Bu performans, Şengün’ü sezonun ilk maçında NBA tarihinde “25 sayı, 5 ribaund, 5 asist ve 5 üçlük” barajını geçen ilk pivot yaptı.Ayrıca, 39-11-7 istatistiğine açılış maçında ulaşan ilk oyuncu oldu.
Bu rakamlar, kariyer ortalamalarının çok üzerinde:
2024-25 sezonu ortalaması → 19.1 sayı, 10.3 ribaund, 5.2 asist
Thunder, galibiyetle başladığı sezonda ikinci maçında Memphis Grizzlies ile karşılaşacak.
🏁 Sonuç
Houston Rockets, uzatmada kaybetti ama Alperen Şengün kazandı.Bu maç, yalnızca bireysel bir başarı değil, Türk basketbolunun NBA’deki yerinin güçlendiğinin de göstergesi oldu.
Şengün’ün bu performansını sürdürmesi, hem Rockets’ın hem de Türkiye’nin basketbol gündeminin zirvesinde kalmasını sağlayacak.
Barış Alper Yılmaz’ın son haftalardaki performansı alarm veriyor. Can Demir, Galatasaraylı futbolcunun düşüşünü samimi ve çarpıcı ifadelerle analiz ediyor.
Galatasaray’ın parlayan yıldızlarından Barış Alper Yılmaz, son haftalarda adeta sahada kayıplarda.
Geçen sezon motor takmış gibi oynayan Barış, şimdi sanki otomatik pilottaymış gibi mücadele ediyor.
Can Demir, Barış’ın düşüşünü ve yeniden nasıl ayağa kalkabileceğini samimi bir dille analiz ediyor.
Barış Alper Yılmaz Sahada Değil, Gölgesinde Kayboluyor
Futbolda bazen öyle dönemler olur ki, top sadece top değildir.
Sahadaki Gölgeler
Ayağına geldiğinde sana ayna tutar – o aynada neysen, sahada da osundur.
Barış Alper Yılmaz‘ın aynasına bu aralar bakanlar ne görüyor dersiniz?
Yorgunluk.
Kırgınlık.
Biraz da umursamazlık.
Tribünlerin Beklentisi ve Gerçekler
Hani geçen sezonki o Barış vardı ya;
Kanat mı, bek mi, santrfor mu belli değildi ama rakibi illallah ettiriyordu…
Her topa bastığında tribün ayağa kalkıyordu.
“Bu çocuk motor takmış” diyorduk.
Şimdi o motorun sesi kısılmış gibi.
Koşuyor ama sanki otomatik pilottaymış gibi.
Son haftalarda dikkat edin:
Rakip stoperle çarpışıyor, yerde kalıyor, kalkmıyor.
Top devam ediyor, Barış hâlâ yerde.
Pas opsiyonundaki arkadaşlarını görmüyor, topu eziyor, sonra ellerini iki yana açıyor.
Yüzünde o “ne olacaksa olsun” ifadesi…
İşte o ifade, bir futbolcu için en tehlikeli karttır – ne sarı ne kırmızı, umursamazlık kartı.
Galatasaray gibi hedefi Avrupa olan bir takımda bu lüks kimseye tanınmaz.
Hele ki tribün seni bağrına basmışsa, senden enerji bekliyordur; sitem değil.
Barış geçen sezon Leipzig savunmasına kök söktürürken alkış alıyordu,
Şimdi Kayserispor maçında top taca çıktığında homurtu duyuluyor.
Sebep ne olursa olsun, bu kadar kısa sürede bu kadar düşüş olmamalı.
Potansiyel Hâlâ Var Ama…
Bakın, bu çocukta potansiyel hâlâ var.
Hızı, fiziği, dikine oyunu – hepsi yerinde. Ama kafası karışık.
Belki mevkisinden, belki beklentiden, belki de içsel bir doygunluktan.
Satın Ama Uyandırın
O yüzden diyorum; Benden size dost tavsiyesi: Barış’ı hemen satın, ama önce uyandırın.
Birileri o çocuğun kulağına eğilip desin ki:
“Barış, sen topun peşinden koşarken bu ülke umutlanıyor. Yerde yatarken değil, ayağa kalkarken alkışlanıyorsun.”
Yoksa korkarım, bir sabah uyanırız ve “Bizdeydi bu çocuk, nasıl kaçırdık?” deriz.
O zaman da iş işten geçmiş olur.
Barış Alper hâlâ o pırıl pırıl çocuk.
Ama son haftalarda, sahada bir gölgesi dolaşıyor sadece.