📦 Başkan Trump’ın yeni yürütme emriyle, ABD Posta Teftiş Servisi artık göçmen izleme sürecine dahil ediliyor.
🔍 USPS, belgesiz göçmenlerin adres ve iletişim ağlarını tespit etmek için kullanılacak.
⚠️ Uygulama, mahremiyet ihlalleri ve sivil haklar açısından büyük tartışma yaratıyor.
🛑 Göçmen Takibinde USPS Ne Yapacak?
2025 başında yürürlüğe giren Trump’ın yürütme emri, federal kurumlara belgesiz göçmenlerin yerini tespit etme konusunda azami sorumluluk yüklüyor. Bu kapsamda:
-
USPS’nin posta izleme sistemleri devreye giriyor.
-
Gönderilen zarflar ve paketlerin görselleri toplanarak analiz edilecek.
-
Gönderici ve alıcı bilgileri, göçmenlik yetkilileriyle paylaşılacak.
-
Amaç: adres, iletişim ağı ve hareket verileriyle göçmenlere ulaşmak.
Bu sistemin özellikle yurt dışına düzenli para transferi yapan veya aile üyeleriyle posta üzerinden iletişim kuran göçmenleri hedef alabileceği belirtiliyor.
⚠️ Güney Teksas’tan Gelen Tepkiler
Rio Grande Valley gibi göçmen yoğun bölgelerde uygulamaya yönelik endişeler büyüyor:
-
Frank De Hoyos (Pharr): “Bu sadece masum insanların mahremiyetini ihlal eder.”
-
J.R. Garcia (McAllen): “Postane hizmet vermeli, gözaltı merkezi değil.”
-
Antonio S. Marines: “Bir sabah kalktığınızda sevdiklerinizin ortadan kaybolduğunu görebilirsiniz.”
⚖️ Avukatlardan Hukuki Uyarı
Avukat Carlos M. Garcia, bu uygulamayı şöyle yorumluyor:
“Bu politika, göçmenleri temel hizmetlerden uzaklaştıracak kadar agresif. USPS üzerinden gözetim zaten bazı bölgelerde başlamış olabilir.”
Garcia’ya göre, mahkemeler bu uygulamayı iptal edecek kadar güçlü mahremiyet gerekçesi görmeyebilir. Bu da sistemin yasal zeminde işlemeye devam etmesi anlamına geliyor.
📉 Toplumsal ve Yasal Etkiler
Bu gelişme, yalnızca belgesiz göçmenleri değil:
-
Tüm toplumda mahremiyet ve devlet gözetimi endişelerini körüklüyor.
-
USPS gibi güvenilir görülen bir kurumun gözetim aracı haline gelmesi, sivil haklar açısından ciddi bir tehdit.
-
Göçmen toplulukları, posta gibi temel hizmetleri kullanmaktan çekinir hale gelebilir.
Henüz USPS ve İç Güvenlik Bakanlığı’ndan resmi bir açıklama gelmedi, ancak insan hakları örgütleri gözlem ve hukuk mücadelesi için süreci yakından takip ediyor.



